<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Antalya'nın Tek Televizyonu</title>
    <link>https://www.kanalv.com.tr</link>
    <description>Kanal V, Antalyadan ulusal yayın yapan tek televizyon kanalıdır. Antalya Haber kategorisinde kaliteli içerik üretmektedir.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.kanalv.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 13 Apr 2026 23:32:01 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.kanalv.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Böbrekler Bozulana Kadar Belirti Vermiyor]]></title>
      <link>https://www.kanalv.com.tr/bobrekler-bozulana-kadar-belirti-vermiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalv.com.tr/bobrekler-bozulana-kadar-belirti-vermiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nefroloji Bölümü'nden Uzm. Dr. Ümit Çakmak, "12 Mart Dünya Böbrek Günü" nedeniyle "Böbrekler bozulana kadar çoğu zaman belirti vermez, bu yüzden düzenli kontrol hayat kurtarır" diyerek böbrek sağlığının önemini anlattı.<br />
Memorial Antalya Hastanesi Nefroloji Bölümü'nden Uzm. Dr. Ümit Çakmak, 12 Mart Dünya Böbrek Günü dolayısıyla böbrek sağlığının önemine dikkat çekti. Böbreklerin vücudun en hayati organlarından biri olduğunu belirten Çakmak, "Böbrekler bozulana kadar çoğu zaman belirti vermez, bu yüzden düzenli kontrol hayat kurtarır" dedi. Böbreklerin yalnızca idrar üretmekle görevli olmadığını vurgulayan Çakmak, kanın temizlenmesi, su ve tuz dengesinin sağlanması, kan basıncının düzenlenmesi ve hormon üretimi gibi birçok önemli görevi üstlendiğini ifade etti. Kronik böbrek hastalığının erken teşhis edilmemesi durumunda diyaliz veya böbrek nakli gerektiren böbrek yetmezliğine kadar ilerleyebildiğini kaydetti.<br />
<br />
<em><strong>Böbrek hastalıkları dünyada hızla artıyor</strong></em><br />
Böbrek hastalıklarının küresel ölçekte önemli bir sağlık sorunu haline geldiğini belirten Çakmak, "Son verilere göre dünya genelinde yetişkin nüfusta kronik böbrek hastalığı 1990 yılından bu yana iki katına çıkarak 2023 yılında yaklaşık 788 milyon kişiye ulaştı. Aynı yıl bu hastalık yaklaşık 1,5 milyon ölüme neden olarak ölüm nedenleri arasında 9'uncu sıraya yükseldi. Türkiye'de ise kronik böbrek hastalığı görülme oranı yüzde 15,7 civarında. Diyabetli hastalarda bu oran yüzde 25'in üzerine çıkıyor" dedi.<br />
<br />
<em><strong>Belirtiler çoğu zaman fark edilmiyor</strong></em><br />
Böbrek yetmezliğinin erken dönemlerde çoğu zaman belirti vermediğini vurgulayan Çakmak, hastalığın ilerleyen dönemlerinde bazı şikayetlerin ortaya çıkabileceğini ifade ederek, "Böbrekler bozulmaya başladığında vücut aslında bazı sinyaller verir ancak bu belirtiler yavaş geliştiği için çoğu zaman gözden kaçabilir. Yorgunluk, halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, idrar miktarında veya renginde değişiklik ve vücutta ödem en sık görülen erken belirtiler arasındadır" diye konuştu.<br />
<br />
<em><strong>İleri evrede ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabiliyor</strong></em><br />
Hastalığın ilerlemesi halinde daha ciddi belirtilerin görülebileceğine dikkat çeken Çakmak, "Bulantı, kusma, mide sorunları, nefes darlığı, ciltte kaşıntı ve kuruluk, kas krampları, kemik ağrıları, konsantrasyon bozukluğu gibi şikayetler ortaya çıkabilir. Bunun yanında yüksek tansiyon, kansızlık, baş dönmesi ve erkeklerde ereksiyon sorunları da görülebilir" ifadelerini kullandı. Çakmak ayrıca böbrek sağlığını korumak için tuz tüketimini azaltmak, yeterli su içmek, düzenli egzersiz yapmak, sigara ve alkol kullanımından kaçınmak, reçetesiz ilaçları bilinçsiz kullanmamak ve özellikle risk grubundaki kişilerin düzenli kan ve idrar testleri yaptırmasının büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.<br />
<br />
<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kanalv.com.tr/bobrekler-bozulana-kadar-belirti-vermiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanalvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kanalv-com-tr/uploads/2026/03/web-site-fotolari-19.png" type="image/jpeg" length="71606"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Korkuteli Devlet Hastanesinde Böbrek Taşlarında Kapalı Ameliyat Dönemi]]></title>
      <link>https://www.kanalv.com.tr/korkuteli-devlet-hastanesinde-bobrek-taslarinda-kapali-ameliyat-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalv.com.tr/korkuteli-devlet-hastanesinde-bobrek-taslarinda-kapali-ameliyat-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Korkuteli Devlet Hastanesi Üroloji Kliniği'nde böbrek taşı tedavisinde kullanılan fleksibl URS (kapalı böbrek taşı ameliyatı) yöntemi uygulanmaya başladı.<br />
Korkuteli Devlet Hastanesi Üroloji Kliniği'nde kapalı böbrek taşı ameliyatı uygulanmaya başladı. Kapalı böbrek taşı ameliyatında idrar yolundan ilerletilen ince ve esnek bir kamera yardımıyla böbreğe ulaşılarak, böbrek içerisindeki taşlar lazer teknolojisiyle kırılıp temizleniyor. İşlem sırasında vücutta herhangi bir kesi yapılmazken, daha az ağrı görülüyor. Hastanede kalış süresini de kısaltan yöntem, hastaların kısa sürede günlük yaşamlarına dönebilmesini sağlıyor.<br />
<br />
<br />
<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kanalv.com.tr/korkuteli-devlet-hastanesinde-bobrek-taslarinda-kapali-ameliyat-donemi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanalvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kanalv-com-tr/uploads/2026/03/a-w656274-01.jpg" type="image/jpeg" length="58507"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kemer'e Sigara Bıraktırma Polikliniği]]></title>
      <link>https://www.kanalv.com.tr/kemere-sigara-biraktirma-poliklinigi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalv.com.tr/kemere-sigara-biraktirma-poliklinigi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kemer Devlet Hastanesi bünyesinde sigara bırakma polikliniği hizmet vermeye başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kemer Devlet Hastanesi'nde görevli göğüs hastalıkları uzmanı Dr. Meral Kılıçarslan tarafından cuma günleri öğleden sonra 13.00- 16.00 saatleri arasında hizmet veren sigara bırakma polikliniğinde, vatandaşların sigara bağımlılığı düzeyinin değerlendirilmesinden sonra gerektiğinde ilaç veya nikotin yerine koyma tedavileri uygulandığı belirtildi. Ayrıca hastalara bu süreçte psikolojik destek ile beslenme ve diyet önerileri de sağlandığı kaydedildi.</p>

<p>Hastane Başhekimi Uzm. Dr. Çağdaş Dağlı, sigara ve tütün ürünleri bağımlılığının bir hastalık olduğunu, sigaranın sadece kişinin kendisine değil aynı zamanda çevresine ve ailesine de zarar verdiğini, bu sebeple bağımlılıktan kurtulmak için bırakma sürecinde profesyonel yardım almanın önemine vurgu yaptı. Sigarayı bırakmak isteyenlerin hastane bünyesindeki poliklinikten cuma günleri öğleden sonra müracaat edilebileceğinin bilgisini veren Başhekim Dağlı, sigara bırakma polikliniğine MHRS veya Alo 182 Çağrı Merkezi'nden göğüs hastalıkları branşı üzerinden randevu oluşturabileceğini kaydetti. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya Haber, Sağlık</category>
      <guid>https://www.kanalv.com.tr/kemere-sigara-biraktirma-poliklinigi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Dec 2025 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanalvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kanalv-com-tr/uploads/2025/12/adsiz-tasarim-2-1.png" type="image/jpeg" length="62300"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Manavgat’ta Meme Kanseri Farkındalık Konferansı]]></title>
      <link>https://www.kanalv.com.tr/manavgatta-meme-kanseri-farkindalik-konferansi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalv.com.tr/manavgatta-meme-kanseri-farkindalik-konferansi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Atatürk Kültür Merkezi’nde Prof. Dr. Emel Durmaz; erken tanı, tarama yöntemleri ve güncel teşhis tekniklerini anlattı; etkinlikte plaket verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>MANAVGAT</strong></em> Belediyesi tarafından düzenlenen 'Sağlık Söyleşileri' kapsamında, <em><strong>Meme Kanseri </strong></em>Farkındalık Ayı dolayısıyla Prof. Dr. Emel Durmaz’ın konuşmacı olarak katıldığı konferans gerçekleştirildi.</p>

<p><strong><em>Atatürk Kültür Merkezi</em></strong>’ndeki konferansta Prof. Dr. Emel Durmaz, meme kanserinde erken tanı, mamografi, ileri teknikler ve meme biyopsisi konularında sunum yaptı. Katılımcılara meme kanserinde erken tanının önemi, tarama yöntemleri ve güncel teşhis teknikleri hakkında detaylı bilgi veren Prof. Dr. Durmaz, sunumun ardından vatandaşlardan gelen soruları da yanıtladı.</p>

<p>Prof. Dr. Durmaz, "Atatürk Kültür Merkezi’nde Manavgatlı kadınlarla buluştuk. Meme Kanseri Farkındalık Ayı’nda erken teşhisin önemini vurguladık. Mamografinin ve meme ultrasonografinin öneminden bahsettik. Erken teşhisin tedavi sürecine etkilerini, ameliyatsız tedavi yöntemlerini ve birçok önemli konuyu detaylı şekilde konuştuk" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlik sonunda Manavgat Belediye Başkan Vekili Mehmet Çiçek, Prof. Dr. Emel Durmaz’a katkılarından dolayı çiçek ve plaket takdim etti. Başkan Vekili Çiçek, "Kadın sağlığı konusunda farkındalık oluşturmak, erken teşhisin önemini vurgulamak ve toplumumuzu bilinçlendirmek amacıyla bu tür etkinlikleri çok önemsiyoruz. Manavgat Belediyesi olarak, halk sağlığına yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Katkılarından dolayı Prof. Dr. Emel Durmaz’a ve etkinliğimize katılım sağlayan tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya Haber, Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://www.kanalv.com.tr/manavgatta-meme-kanseri-farkindalik-konferansi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Oct 2025 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanalvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kanalv-com-tr/uploads/2025/10/antalyahaber-kanalv-antalya-haber-konyaalti-4-2.png" type="image/jpeg" length="31652"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya Atatürk Devlet Hastanesi Yıkılıyor]]></title>
      <link>https://www.kanalv.com.tr/antalya-ataturk-devlet-hastanesi-yikiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalv.com.tr/antalya-ataturk-devlet-hastanesi-yikiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çürük raporları nedeniyle bina yıkılacak; 300 yataklı yeni hastane için süreç başladı. Mimari çizim ihalesi tamam, yapım ihalesi sırada. Personel diğer hastanelere yönlendirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti <em><strong>Antalya</strong></em> İl Başkanı Ali Çetin, <em><strong>Atatürk Devlet Hastanesi</strong></em> binasının yıkılacağını, yerine yapılacak 300 yataklı yeni hastanenin sürecinin resmen başladığını belirterek, "Hiç kimsenin hayatını tehlikeye atamayız. Binanın çürük raporları mevcut. Artık hizmet vermeye devam etmesi mümkün değil" dedi.<br />
AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, MÜSİAD Antalya Başkanı Yusuf Akgül ve yönetimini ziyaret etti. Ziyarette kentte bir süredir tartışma konusu olan Atatürk Devlet Hastanesi hakkında önemli açıklamalar yapıldı. Akgül, Antalya ekonomisinin ve kent dinamiklerinin her geçen gün güçlendiğini vurgulayarak, MÜSİAD'ın şehrin tüm paydaşlarıyla iş birliği içinde çalışmaya devam ettiğini söyledi. Akgül, "Sadece iş dünyasının değil, toplumun her kesiminin gelişimi için katkı sunmaya çalışıyoruz. Sağlık yatırımları da bu anlamda çok önemli. Sağlıklı bireyler, güçlü bir ekonomi demektir" dedi.<br />
<br />
<em><strong>300 yataklı yeni hastane projesinde süreç başladı</strong></em><br />
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 300 yataklı hastane yapım sözleşmesinin onaylandığını belirten Çetin, Sağlık Bakanlığı'nın mimari çizim için ihaleye çıktığını ve ihalenin tamamlandığını ifade etti. Şu anda mimarlık firmasının proje çizimlerini hazırladığını kaydeden Çetin, "Çizim süreci tamamlandıktan sonra hastane yapım ihalesine çıkılacak. Antalya'ya yakışır modern bir sağlık kompleksi inşa edilecek" şeklinde konuştu.<br />
Çetin ayrıca, bölgede iş hanı veya rezidans yapılacağı yönündeki iddiaların tamamen asılsız olduğunu vurgulayarak, "Bu tür karalama kampanyaları art niyetli yaklaşımlardır. Buranın sağlık yatırımı için verimli kullanılacağı ortadayken, farklı amaçlarla kamuoyunu yanıltmaya çalışan açıklamalar doğru değildir" diye konuştu.<br />
<br />
<em><strong>"Yıkım süreci kaçınılmaz"</strong></em><br />
AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, hastane binasının yıkım sürecinin kaçınılmaz olduğunu belirterek, "Hiç kimsenin hayatını tehlikeye atamayız. Binanın çürük raporları mevcut. Artık hizmet vermeye devam etmesi mümkün değil" ifadelerini kullandı.<br />
Çetin, sağlık çalışanlarının ve vatandaşların mağdur olmaması için gerekli planlamaların yapıldığını belirtti. Atatürk Devlet Hastanesi'nde görev yapan personelin Aksu ile Şehir ve Eğitim-Araştırma Hastanelerinde görevlendirileceğini aktaran Çetin, ayrıca Aksu'da yapımı devam eden hastanenin de 4-5 ay içinde tamamlanacağını söyledi.<br />
<br />
<strong><em>Ekonomi, yatırım ve sağlık el ele</em></strong><br />
AK Parti İl Başkanı Ali Çetin'in MÜSİAD Antalya'ya yaptığı ziyarette, Antalya'da devam eden sağlık yatırımları, yeni projeler ve iş dünyasının gündemindeki ekonomik gelişmeler ele alındı. Hem sağlık alanında hem de ekonomideki yeni yatırımların, kentin geleceği açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya Haber, Ekonomi, Günün Manşetleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.kanalv.com.tr/antalya-ataturk-devlet-hastanesi-yikiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Oct 2025 12:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanalvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kanalv-com-tr/uploads/2025/10/antalyahaber-kanalv-antalya-haber-konyaalti-2025-10-22t125437940.png" type="image/jpeg" length="83496"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya Muratpaşa’da Ücretsiz Yüzme Eğitimleri Başladı]]></title>
      <link>https://www.kanalv.com.tr/antalya-muratpasada-ucretsiz-yuzme-egitimleri-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalv.com.tr/antalya-muratpasada-ucretsiz-yuzme-egitimleri-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yetişkinler su korkusunu yeniyor; eğitimler Süleyman Erol Olimpik Havuz ve Deniz Baykal Spor Kompleksi’nde. Nefes, denge, temel stiller öğretiliyor. Ücretsiz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MURATPAŞA Belediyesi’nin, 'Sonbahar Spor Okulları' kapsamında gerçekleşen ücretsiz yüzme eğitimleri başladı. Yıllardır su korkusu yaşayan yetişkinler, korkularını yenmek üzere ilk kulacı Muratpaşa’da attı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Muratpaşa Belediyesi’nin, 'Antalya’da yüzme bilmeyen kalmasın' sloganıyla sürdürdüğü temel yüzme eğitimleri, ‘Sonbahar Spor Okulları’ projesi kapsamında Süleyman Erol Olimpik Yüzme Havuzu ve Deniz Baykal Spor Kompleksi’nde devam ediyor. Çocuk ve yetişkinlerden oluşan gruplara verilen eğitimlerde katılımcılara; yüzme sırasında doğru nefes alma, su üzerinde denge kurma, temel yüzme stilleri ve teknikleri, kulaç atma ve suya güvenli şekilde atlama gibi temel eğitimler veriliyor.</p>

<p>'SUDAN KORKMAYAN BİR BİREY 6- 8 DERSTE YÜZMEYİ RAHATLIKLA ÖĞRENEBİLİR'</p>

<p>Yaz başlangıcında ve kış aylarında yüzme derslerine olan taleplerin arttığını dile getiren Muratpaşa Belediyesi Yüzme Eğitmeni Bilal Çağlar Öztürk, "Temel eğitimlerde katılımcıların kişisel olarak suya alışmalarını, suyu kavramalarını, suda hareket edebilme yeteneklerini geliştirmelerini sağlıyoruz. Ardından teknik eğitimlere geçiyoruz. Eğitimin tamamlandıktan sonra ise devam etmek isteyen katılımcıları yüzme bilenlere yönelik temel eğitim kursumuza yönlendiriyoruz. Sudan korkmayan bir birey 6- 8 derste yüzmeyi rahatlıkla öğrenebilir" diye söyledi.</p>

<p>'NEW YORK'TA BİLE BÖYLE BİR YÜZME EĞİTİMİ ALDIRAMADIM'</p>

<p>Katılımcılardan Hürriyet Silsüpür, "Herkes yüzerken havuzun kenarında oturmaktan sıkıldım. Kendimi kötü hissediyordum. Bu sene ben de derse başladım" dedi. Silsüpür, oğlunun tesiste çok hızlı yüzme öğrenmesi üzerine cesaretinin daha da arttığını belirtti. Ayrıca, oğlunun özel ihtiyaçları nedeniyle eğitim fırsatlarının sınırlı olduğunu belirten Silsüpür, "Ben 20 yıl New York’ta yaşadım. Oğluma New York’ta para ödeyerek bile böyle bir yüzme eğitimi aldıramadım. Burada ücretsiz eğitim hizmeti alıyoruz her ikimizde. Yüzmeyi öğrendikten sonra oğluma refakat edebileceğim, onunla birlikte yüzebileceğim söylendi. Bu ne büyük, ne güzel bir imkan" diye söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya Haber, Günün Manşetleri, Sağlık, Spor, Yaşam</category>
      <guid>https://www.kanalv.com.tr/antalya-muratpasada-ucretsiz-yuzme-egitimleri-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Oct 2025 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanalvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kanalv-com-tr/uploads/2025/10/antalyahaber-kanalv-antalya-haber-konyaalti-2025-10-22t111746380.png" type="image/jpeg" length="99180"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da 28 Yıllık Kalp Nakli Başarısı: Hamide Akman]]></title>
      <link>https://www.kanalv.com.tr/antalyada-28-yillik-kalp-nakli-basarisi-hamide-akman</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalv.com.tr/antalyada-28-yillik-kalp-nakli-basarisi-hamide-akman" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1998’de AÜ’de kalp nakli olan Hamide Akman, 28 yıldır sağlıklı yaşıyor; Türkiye’nin en uzun süre yaşayan kalp nakillisi. Organ bağışına çağrı yapıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA'da 1994 yılında kalp hastası olduğunu bilmeden anne olan Hamide Akman (55), doğumdan kısa süre sonra kalp yetmezliği teşhisiyle yaşam mücadelesine başladı. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde 28 yıl önce yapılan kalp nakliyle hayata tutunan ve o günden bu yana yaşamını ikinci kalbiyle sürdüren Hamide Akman, "'Bebeğimi bile göremem' diyordum ama şimdi bebeğimin bebeklerini görüyorum. Bu benim için tarifsiz bir mutluluk" dedi. Ameliyatı yapan Prof. Dr. Ömer Bayezid, Hamide Akman'ın Türkiye'nin en uzun süre yaşayan kalp nakillisi olduğunu söyledi.</p>

<p></p>

<p>Hamide Akman, 1994 yılında kalp hastası olduğunu bilmeden hamile kaldı. Kızını dünyaya getirdikten kısa süre sonra halsizlik, bitkinlik ve kilo kaybı yaşamaya başlayan Akman, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne başvurdu. Yapılan muayenelerin ardından Akman'a kalp yetmezliği teşhisi konuldu. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Bayezid'in yönlendirmesiyle kalp nakli listesine alınan Akman, uygun donör beklemeye başladı. 1998 yılının yazında, beyin ölümü gerçekleşen 24 yaşındaki bir kadının alınan kalbi, Prof. Dr. Bayezid ve ekibi tarafından Hamide Akman'a başarıyla nakledildi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nin ilk kalp nakilli hastası olarak 28'inci yılına giren Hamide Akman, o günden bu yana sağlıklı bir yaşam sürdürüyor. Düzenli olarak yıllık kontrollerine gelen Akman, kızını büyütüp üniversiteye göndermenin ve evlendirmesinin ardından bugünlerde torunlarıyla vakit geçiriyor.</p>

<p></p>

<h1><em><strong>'BEBEĞİMİ GÖREMEM DİYORDUM, TORUNLARIMI BİLE GÖRDÜM'</strong></em></h1>

<p></p>

<p>Kalp nakli sürecinden bahseden Hamide Akman, "Akdeniz Üniversitesi'nin ilk kalp nakli hastasıyım. 28 yıldır başkasının kalbiyle yaşıyorum. Kalp rahatsızlığım varmış. Aslında doğum yapmamam gerekiyordu ama doğumdan sonra kalp yetmezliği gelişti. Uzun bir süre teşhis konulamadı. Daha sonra hocamla tanıştım, teşhis konuldu ve nakil listesine alındım, kısa sürede nakil oldum. Kızım büyüdü, okudu, mezun oldu ve evlendi. Şimdi 2 torunum var ve onlara bakıyorum. 'Bebeğimi bile göremem' diyordum ama şimdi bebeğimin bebeklerini görüyorum. Bu benim için tarifsiz bir mutluluk" dedi.</p>

<p></p>

<h2><em><strong>'ORGANLAR TOPRAK OLMASIN, HAYAT OLSUN'</strong></em></h2>

<p></p>

<p>Yeni nakil olan hastalar için umut olduğunu anlatan Hamide Akman, "Ev hanımıyım, evimin tüm işini yapıyorum. Çamaşırımı, bulaşığımı, temizliğimi kendim yapıyorum. Geziyorum, sosyalleşiyorum. Çok kaliteli, çok güzel bir hayatım var. Herkesi organ bağışına davet ediyorum. Organlar toprak olmasın, hayat olsun, can olsun. Çocuklar anne babasız kalmasın, anne babalar evlatsız kalmasın. Yaşamak çok güzel ama yaşatmak ondan da güzel. Ben kalbimi 24 yaşında bir genç kızdan aldım. Organ bağışı yaşa bakmaz. Donör bulunur, hayat yeniden başlar" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<h3><em><strong>'UZUN YAŞAMAK KADAR KONFORLU YAŞAMAK DA ÖNEMLİ'</strong></em></h3>

<p></p>

<p>AÜ Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Bayezid, Hamide Akman'ın Türkiye'nin en uzun yaşayan kalp nakillisi olduğunu belirterek, "Hamide'nin hastalığı 1998 yılında son evreye ilerleyince Sağlık Bakanlığı'na bildirip kalp nakli listesine aldık. Kısa sürede uygun bir kalp bulundu. Ameliyat sonrası son derece kaliteli, uzun ve sağlıklı bir yaşam sürdü. Nakil olduğunda 4 yaşında bir kızı vardı. Kızını büyüttü, okuttu, mezun etti, evlendirdi. Torunlarıyla birlikte gayet mutlu ve sağlıklı bir yaşam sürdürüyor. Uzun yaşamak kadar konforlu yaşamak da çok önemli. Hamide bunu başarmış bir hasta" diye konuştu.</p>

<p></p>

<h4><em><strong>'AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ'NDE YAPILAN İLK KALP NAKLİYDİ'</strong></em></h4>

<p></p>

<p>1998 yılında ilk kalp nakli sürecinde tedirginlikler yaşandığını belirten Prof. Dr. Bayezid, "Akdeniz Üniversitesi'nde yapılan ilk kalp nakliydi. O dönemde doğal olarak bazı endişeler vardı, ancak başka bir tedavi seçeneği kalmamıştı. Hamide çok uyumlu, düzenli kontrole gelen, söylediğimiz her şeye dikkat eden bir hasta oldu. Artık ailemizin bir parçası gibi. Takip süreci boyunca son derece disiplinli davrandı. Türkiye genelinde şu anda 1540 hasta kalp bekliyor. Bunların 370'i, yaklaşık dörtte biri, Akdeniz Üniversitesi'nin bekleme listesinde. Bu da ülke genelindeki önemli merkezlerden biri olduğumuzu gösteriyor" diye konuştu.</p>

<p></p>

<h4><strong>7 BİNİN ÜZERİNDE ORGAN NAKLİ YAPMIŞ BİR MERKEZ</strong></h4>

<p></p>

<p>AÜ Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, "1998 yılında yapılan bir nakilden bahsediyoruz. Prof. Dr. Ömer Bayezid önderliğinde, yıllardır bu nakilleri başarılı bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Hastalarımızı operasyon öncesinde titizlikle hazırlayan, sonrasında da düzenli olarak takip eden güçlü bir ekibimiz var. Çünkü burası, 7 binin üzerinde organ nakli yapmış bir merkez. Avrupa'nın da en fazla organ nakli gerçekleştiren merkezlerinden biriyiz. Yılbaşından bu yana sadece 13 kalp nakli yaptık. Bu sayı küçük gibi görünse de 13 hastaya umut olmak, onlara yeni bir yaşam kazandırmak bizim için çok büyük bir başarı" dedi.</p>

<p></p>

<p><em><strong>AKCİĞER NAKLİ İÇİN HAZIRLIKLAR TAMAMLANMAK ÜZERE</strong></em></p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. Ömer Özkan, akciğer nakli ruhsatının alındığını da şu sözlerle belirtti:</p>

<p></p>

<p>"Her şeyimiz hazır, hastalarımız da hazırlanıyor. Çok iyi ve tecrübeli bir ekibimiz var. Bu arada, organ nakli merkezi olarak faaliyet gösterirken, hastanemizi de yeniliyoruz. Hem fiziksel ortamın hem de teknolojinin en güncel düzeyde kullanılacağı modern ve hijyenik bir hastane ortamında bu ameliyatları gerçekleştireceğiz. İnşallah önümüzdeki yıl içerisinde akciğer nakillerine de başlamış oluruz."</p>

<p></p>

<p><strong><em>'TÜM NAKİL TÜRLERİ BU MERKEZDE YAPILABİLİYOR'</em></strong></p>

<p></p>

<p>Nakil rekorunu kırmak istediklerini kaydeden Prof. Dr. Özkan, "Akdeniz Üniversitesi'nde yılda yaklaşık 200 ila 300 böbrek nakli yapılıyor. Bu yıl da geçen seneki rekorumuzu egale etmeyi hedefliyoruz. Geneline baktığımızda, yılda 300 ila 400 arasında nakil gerçekleştiriyoruz. Bunlar arasında kalp, pankreas, ince bağırsak, böbrek, karaciğer gibi organlar bulunuyor. Ayrıca kol, yüz, rahim gibi nakilleri de başarıyla yapıyoruz. Burada yapılmayan bir nakil kalmadı. Yani dünyada gerçekleştirilebilen tüm nakil türleri artık bu merkezde yapılabiliyor. Sayılarımız oldukça iyi ama bizim için asıl önemli olan, hastalarımızın uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmesi" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya Haber, Dünya, Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://www.kanalv.com.tr/antalyada-28-yillik-kalp-nakli-basarisi-hamide-akman</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Oct 2025 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanalvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kanalv-com-tr/uploads/2025/10/antalyahaber-kanalv-antalya-haber-konyaalti-2025-10-22t110232902.png" type="image/jpeg" length="87255"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalaysız Bakır Kaplar Zehirlenmeye Yol Açabilir]]></title>
      <link>https://www.kanalv.com.tr/kalaysiz-bakir-kaplar-zehirlenmeye-yol-acabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalv.com.tr/kalaysiz-bakir-kaplar-zehirlenmeye-yol-acabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, kalaysız veya deforme olmuş bakır kapların gıdayla temas etmesi halinde toksik etki yaratabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>GIDA Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, kalaysız veya deforme olmuş bakır kapların gıdayla temas etmesi halinde zehirlenmelere yol açabileceği uyarısında bulundu. Manavoğlu, "Bakır çok iyi bir ısı iletkenidir, gıdaların homojen pişmesini sağlar ama doğrudan gıdayla temas etmemelidir. Mutlaka kalay veya paslanmaz çelik bir bariyer kullanılmalıdır" dedi.</p>

<p>Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Manavoğlu, bakır kapların Türk mutfağında önemli yere sahip olduğunu ancak doğru kullanılmadığında sağlık açısından risk oluşturduğunu söyledi. Manavoğlu, "Baktığımızda aslında bizim uzun yıllardır geleneksel pişirme yöntemlerimizden biri, bakır kaplarda yemek yapmaktır. Birçok bakırcılar çarşısında bu sanat hala yaşatılıyor. Özellikle cezve, sahanda yumurta pişirme tavaları gibi ürünlerde bakır çok sık kullanılıyor. Ancak insanlar gıdalarla temas eden maddeler konusunda dikkatli olmalı. Avrupa Birliği'nin belirlediği limitlere göre kilogram başına 0,5 miligram, 70 kiloluk bir birey için ise günlük maksimum 5 miligram bakır alınabilir" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h1><em><strong>'DOĞRUDAN TEMAS TEHLİKELİ'</strong></em></h1>

<p>Bakırın ısı iletkenliği açısından avantajlı olduğunu belirten Manavoğlu, doğrudan temasın ise tehlikeli olduğunu vurguladı. Kalaylanmamış ya da doğru işlemlerden geçmemiş bakırın tehlikeli olabileceğini söyleyen Manavoğlu, "Bakır çok iyi bir ısı iletkenidir, gıdaların homojen pişmesini sağlar ama doğrudan gıdayla temas etmemelidir. Mutlaka kalay veya paslanmaz çelik bir bariyer kullanılmalıdır. Özellikle asidik gıdalarda bakırla doğrudan pişirme ya da depolama yapılırsa, gıdaya bakır geçişi olur. ABD'de pH değeri 6'nın altındaki gıdaların bakırla doğrudan temas etmesi yasaklanmıştır" dedi. Zamanla bakır kaplarda oluşan yeşil tabakanın ciddi sağlık riskine yol açtığını söyleyen Manavoğlu, "Bazı bakır ürünlerin üzerinde yeşil tabaka oluşur. Bu, bakır asetattır ve toksik etkiye sahiptir. Evlerde bu tarz ürünlerin mutlaka elden geçirilmesi veya kullanılmaması gerekir. Çünkü fazla miktarda bakır alımı kusma, ishal, bulantı gibi zehirlenme belirtilerine yol açabilir" diye konuştu.</p>

<h1><strong><em>'YETİŞKİNLERE GÖRE 2 KAT DAHA HIZLI'</em></strong></h1>

<p>Bakır kapların bakımının düzenli yapılması gerektiğini vurgulayan Manavoğlu, "Evlerde kullandığımız bakır kaplarda çizilme, yıpranma veya deformasyon varsa mutlaka kalaylatılmalı ya da onarılmalıdır. Aksi takdirde toksik madde geçişi artar" dedi.</p>

<p>Gıda kaynaklı risklerin özellikle çocuklar ve bebeklerde çok daha güçlü etkiler gösterebileceğini belirten Manavoğlu, "Bebeklerin ve çocukların solunum sayısı yetişkinlere göre iki kat daha hızlı. Çevresel faktörlerden ve toksik maddelerden daha fazla etkileniyorlar. Yakın zamanda bir gıda zehirlenmesi şüphesinde çocuk hayatını kaybederken, ebeveynlere bir şey olmadı. Bu da bağışıklık sisteminin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor" diye konuştu.</p>

<h2><em><strong>'GIDA OKURYAZARLIĞIMIZI ARTIRMALIYIZ'</strong></em></h2>

<p>Toplumda gıdaya dair birçok hurafe bulunduğunu ifade eden Manavoğlu, doğru bilgiye ulaşmanın önemine dikkati çekti. Manavoğlu, "Biz geleneklerimize bağlı bir toplumuz ve bu güzel bir şey ama bazı alışkanlıklarımızı da gözden geçirmemiz gerekiyor. Çizilmiş, deforme olmuş ürünleri 'Bir şey olmaz' diyerek kullanmaya devam ediyoruz. Belki yıllarca sorun yaşamayabiliriz ama bir gün toksik etki ortaya çıkarsa sonuç ölümcül olabilir. Güvenilir gıdayı herkes için geliştirmemiz, gıda okuryazarlığımızı artırmamız gerekiyor" dedi.</p>

<h3><em><strong>'VÜCUDU YAVAŞ YAVAŞ ZEHİRLER'</strong></em></h3>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı ile sivil toplum kuruluşlarının bilgilendirme çalışmalarının takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Manavoğlu, "Gıda Mühendisleri Odası olarak bizler de bu konuda sürekli bilgilendirme yapıyoruz. Tüketicilerimiz hem bakanlık hem de bizlerin sosyal medya kanallarını takip ederek doğru bilgiye ulaşabilir. Bakır doğru kullanıldığında geleneksel kültürümüzün güzel bir parçası olabilir ama yanlış kullanıldığında sağlığımız için tehlikeli bir dijital uyuşturucu gibi davranır; farkında olmadan vücudu yavaş yavaş zehirler" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya Haber, Sağlık</category>
      <guid>https://www.kanalv.com.tr/kalaysiz-bakir-kaplar-zehirlenmeye-yol-acabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Oct 2025 15:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanalvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kanalv-com-tr/uploads/2025/10/antalyahaber-kanalv-antalya-haber-konyaalti-9-1.png" type="image/jpeg" length="60280"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Harvard’dan Prof. Dr. Özlenen Özkan’a Büyük Onur]]></title>
      <link>https://www.kanalv.com.tr/harvarddan-prof-dr-ozlenen-ozkana-buyuk-onur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalv.com.tr/harvarddan-prof-dr-ozlenen-ozkana-buyuk-onur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Harvard Üniversitesi, Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı rahim nakli ve üreme bilimi alanında dünyanın öncü 10 kadın bilim insanı arasında gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Harvard Üniversitesi’nden Prof. Dr. Catherine Racowsky, Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı rahim nakli ve üreme bilimi alanında dünyanın öncü 10 kadın bilim insanı arasında gösterdi.<br />
Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen 5. Uluslararası Rahim Nakli Kongresinde, Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Profesörü (Emerita) Dr. Catherine Racowsky, rahim nakli ve tüp bebek alanlarında dünyada çığır açan kadın bilim insanlarını açıkladı. Alanının dünya çapındaki en saygın isimlerinden Prof. Dr. Racowsky, kongrede yaptığı konuşmada, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı bu alandaki öncü kadınlar arasında gösterdi. Prof. Dr. Özkan, hem dünyada kadavradan ilk rahim naklini gerçekleştiren cerrah olarak hem de kadın bilim insanlarının tıpta kurucu rolünü temsil eden bir lider olarak dikkat çekti.<br />
<br />
<em><strong>"Kadın bilim insanlarının rolü çok büyüktü"</strong></em><br />
Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Racowsky, konuşmasında rahim nakli ve üreme biliminin tarihsel gelişimini anlatarak kadın bilim insanlarının katkılarını vurguladı: "Aslında bu alandaki ilk adımlar çok erken yıllarda atılmıştı. Bugün rahim nakli konuşuyoruz ama kökleri çok daha eskiye dayanıyor. 1978 Temmuz ayında ilk girişimler başladığında ekipler oldukça küçük ama son derece kararlıydı. 2010’lu yıllara gelindiğinde tıpta gerçekten olağanüstü bir başarıya ulaşıldı" ifadelerini kullandı ve Akdeniz Üniversitesi’nin bu alandaki öncülüğünün altını çizdi.<br />
<br />
<em><strong>"Başından beri kadınlar etkin"</strong></em><br />
Bu alandaki çalışmaların başında da yine kadın bilim insanlarının olduğunun altını çizen Prof. Dr. Racowsky, "Aslında bu hikâyenin temelleri 1934 yılında Boston’da yapılan memeli üreme çalışmalarıyla atıldı. O yıllarda bir kadın bilim insanı vardı. O kadın altı yıl boyunca laboratuvarda çalışarak 800 farklı deneme yaptı, 138 yumurta üzerinde işlem uyguladı ve sonunda ilk başarılı gebeliği elde etti. Olağanüstü bir azim ve sabır örneğiydi. Kadın bilim insanlarının bu süreçteki rolü çok büyüktü. O dönemde karşılaştıkları başarısızlıklara rağmen pes etmediler. Çalışmalarını kamuoyuna da taşıdılar, bir gün bu yöntemin hastalara uygulanabileceğine inandılar ve bunu yüksek sesle dile getirdiler. Bugün elimizdeki başarı verileri, işte o dönem yapılan bu öncü çalışmaların sonucudur" açıklamasında bulundu.<br />
<br />
<em><strong>"Kadınlar bilimin yönünü değiştirdi"</strong></em><br />
Prof. Dr. Racowsky, konuşmasında ayrıca Martin Johnson’ın "Bunu Mümkün Kılan Kadınlar" başlıklı makalesine atıfta bulunarak, "Tarihin görünmeyen kahramanlarını ve kadın bilim insanlarının katkılarını çok zarif bir şekilde bir araya getiriyor." ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Racowsky, üreme biliminin erken döneminde yaşanan gelişmeleri aktardığı konuşmasında, kadınların araştırmacı kimlikleriyle bilimi ileri taşıdığını vurguladı. Prof. Dr. Racowsky, kadın bilim insanlarının bilimsel araştırmalarda olduğu kadar etik tartışmaların da öncüsü olduğunu hatırlatarak, bilimin ilerlemesinde onların cesaretinin belirleyici olduğunu ifade etti.<br />
<br />
<em><strong>Antalya’dan dünyaya</strong></em><br />
Prof. Dr. Racowsky’nin sözleri, rahim nakli ve üreme tıbbı alanında kadınların liderliğini öne çıkarırken, bu alanda Türkiye’nin bilimsel katkısının da dünya çapında tanındığını bir kez daha gösterdi. Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan ile birlikte dünyada kadavradan ilk rahim naklini gerçekleştiren Prof. Dr. Özlenen Özkan, bu alanda elde ettiği başarılarla yalnızca Türkiye’nin değil, uluslararası bilimin de gurur kaynağı oldu.<br />
<br />
<em><strong>Türkiye ve dünya tıp tarihine geçen kadın cerrah</strong></em><br />
2010 yılından bu yana Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yapan Prof. Dr. Özlenen Özkan, Türkiye ve dünya tıp tarihinde çığır açan birçok ilke imza atan ekibin öncü isimlerinden. 2010 yılında Türkiye’nin ilk çift kol nakli, 2011 yılında dünyanın ilk kadavradan rahim (uterus) nakli ve 2012 yılında Türkiye’nin ilk yüz nakli operasyonlarına imza atan ekibin önemli bir üyesi olarak ulusal ve uluslararası tıp camiasında büyük yankı uyandıran çalışmalar gerçekleştirdi. Alanında çok sayıda uluslararası bilimsel yayın, bildirisi olan Prof. Dr. Özkan, hem cerrah olarak hem de kadın lider olarak yürüttüğü çalışmalarla birçok ödüle layık görüldü. Prof. Dr. Özkan 14 Ağustos 2020 tarihinden bu yana Akdeniz Üniversitesi Rektörü olarak görevini sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya Haber, Günün Manşetleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.kanalv.com.tr/harvarddan-prof-dr-ozlenen-ozkana-buyuk-onur</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Oct 2025 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanalvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kanalv-com-tr/uploads/2025/10/antalyahaber-kanalv-antalya-haber-konyaalti-74.png" type="image/jpeg" length="98035"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da Eczacılar Kanser İlacına Erişemiyor: Avro Kuru]]></title>
      <link>https://www.kanalv.com.tr/antalyada-eczacilar-kanser-ilacina-erisemiyor-avro-kuru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalv.com.tr/antalyada-eczacilar-kanser-ilacina-erisemiyor-avro-kuru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Eczacı Odası, avro kuru güncellemesi beklentisi nedeniyle kanser ilaçlarında erişim sorunu yaşandığını açıkladı. İl Sağlık Müdürlüğü inceleme başlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p><strong><em>ANTALYA</em></strong> Eczacı Odası Başkanı<em><strong> Mustafa Çelebi</strong></em>, avro kuru güncellemesi beklentisi nedeniyle <em><strong>kanser</strong></em> ve benzeri riskli hastalık ilaçlarına erişimde zorluklar yaşandığını belirterek, “Vatandaşımız 10 gün önce kolayca eriştiği ilaca bugün erişemiyor, bunun arka tarafında başka nedenler var. Dönemsel <em><strong>avro</strong></em> kurunun yılda bir defa belirgin olması ve bu beklentinin ekim ayında yoğunlaşmış olması ilk sebeplerden biri" diyerek ecza depolarından ilaç alamadıklarını söyledi. İl <strong><em>Sağlık</em></strong> Müdürü Behzat Özkan ise 'ilaç yok' diyen <em><strong>ecza</strong></em> depolarının bildirilmesini istedi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar ile 2024 yılı Ekim ayından itibaren ilaç fiyatlandırmasında esas alınan 1 avronun Türk Lirası karşılığı, 21,6721 TL olarak belirlendi. Bu yıl ekim ayında yeni kur düzenlemesi beklentisi nedeniyle son dönemde başta kanser hastaları olmak üzere birçok hasta, reçeteleriyle gittiği eczanelerden ilaçlarını alamadığını belirtti. Vatandaşlar eczaneleri 'Zam gelecek diye ilaçları vermiyorlar' diye suçlarken, eczacılar ise aynı gerekçeyle ecza depoları ve üretici firmaları işaret etti. Antalya'da kanser hastası bir kişi, yaklaşık 10 eczaneye gitmesine rağmen, daha önce kolaylıkla bulabildiği ilacını 2 haftadır bulamadığını dile getirdi. Söz konusu ilaçla ilgili eczaneler ise ecza depolarına sistem üzerinden talepte bulunduklarını, 'stokta yok' yanıtı aldıkları için ilacın temin edilemediğini ifade etti.</p>

<p></p>

<h1><em><strong>İLAÇ FİYATINDA AVRO KURU DEĞİŞECEK</strong></em></h1>

<p></p>

<p>Antalya Eczacı Odası Başkanı Mustafa Çelebi, söz konusu kanser ilacının ecza depolarından temin edilemediğini uygulamalı gösterdi. 4 ecza deposuna ilaçla alakalı sistem üzerinden talep girişi yapan Çelebi, 'Ürün stokta yok', 'Şu an stokta bulunmamaktadır' yanıtlarıyla karşılaştı. Türkiye'de sabit kur politikasıyla ilaç fiyatının belirlendiğini belirten Mustafa Çelebi, “Yani her yıl bir defa avro kuru belirleniyor ve kura göre ilaç fiyatlandırılıyor. Geçen yıl bu ekim ayında yapılmıştı. Bu yıl da beklenti yine ekim ayı içinde avro kuru düzenlemesi olacağı yönünde. En son 21,67 TL'den güncel avro kuru. Şu an değer yüzde 50'den de az kalmış durumda. Avro kuru güncellemesi beklentisi nedeniyle bugün ilaca erişimde zorluklar yaşanıyor. Ama bunun tarafı kesinlikle meslektaşlarımız değil. Bunun öncelikle bilinmesini isteriz. Elimde olan bir ilacı, bir eczacının 'Elimde yok' deme şansı bulunmamaktadır. Çünkü siz ilacı satarsanız bundan geçiminizi sağlayabilirsiniz" dedi.</p>

<p></p>

<h2><em><strong>ÜRETİM DURUYOR, DEPOLAR 'YOK' DİYOR</strong></em></h2>

<p></p>

<p>Mustafa Çelebi, yaşanan sorunun sebebini ise şöyle açıkladı:</p>

<p></p>

<p>“İlaç firması zam beklentisini öğrendiği andan itibaren üretim bandını durduruyor. Fiyatlar belirlendikten sonra bandı tekrar açıyor ki daha karlı satabilsin. Tedarik tarafında ecza depolarına bakıyorsunuz. Ürünleri belli bir yere kaldırıyor. Ürünlere yok diyor. Daha geçen haftaya kadar ecza depolarında bulabildiğimiz ürünler bugün beraber ekranlardan da bakabiliriz, bir kutuya düşürülmüş, yani tevzi dediğimiz statüye geçirilmiş. Bu ne demek? Size düne kadar 10-15 tane ürünü istediğinizde kesen ecza deposu bugün bir taneyi kesiyor, hatta kesmeyenler dahi var. Bu zorluğu yaşıyoruz. Vatandaşımız 10 gün önce kolayca eriştiği ilaca bugün erişemiyor, bunun arka tarafında başka nedenler var. Dönemsel avro kurunun yılda bir defa belirgin olması ve bu beklentinin ekim ayında yoğunlaşmış olması birinci sebeplerden biri."</p>

<p></p>

<h3><em><strong>KANSER VE PAHALI İLAÇ GRUBU</strong></em></h3>

<p></p>

<p>Bir diğer sebebin ise özellikle kanser ilaçları ve pahalı ilaç gruplarında çok görüldüğünü vurgulayan Çelebi, “Bu pahalı ilaç grubunda, dönemsel avro kurunun çok düşük olması nedeniyle yabancı ilaç firmaları bu ürünleri Türkiye'ye getirmek istemiyor. Neden istemiyor? Buradaki ilacın ucuz olması onların dış ülkelerdeki rekabetine de engel oluyor. Yani bir referans ülke ya da başka bir Avrupa ülkesi diyebilir ki, 'Sen bunu Türkiye'de şu fiyata satıyorsun, benim ülkemde bu fiyata satıyorsun. Bu kabul edilebilir bir şey değil' denmesin diye üründen, ilaçtan uzaklaşmayı görüyoruz. Bunlar ikinci boyutu" diye konuştu. Mustafa Çelebi, bir diğer boyutun da kamu kurum iskontosu ile ilgili olduğunu söyledi.</p>

<p></p>

<h4><em><strong>ŞİKAYET VAR, GERİ BİLDİRİM YOK</strong></em></h4>

<p></p>

<p>Bu soruna sebep olarak avro kurunun geride kalıyor olması, zam beklentisi ve kamu kurum iskontosu ayağının iyi düzenlenmemiş olması şeklinde üç parametre bulunduğunu ifade eden Çelebi, “Fiyat belirleme konusunda yeni modelleri konuşacak olursak bu piyasayı rahatlatacaktır. Burada ciddi bir değişikliğe ihtiyaç olduğunu söyleyebilirim. Fiyat politikalarının ve tedarik noktalarının güncellenmesiyle bu işlerin çözülebileceğini söyleyebilirim. Depoların 'ilaç yok' diyor olmasına ilişkin ise; son iki yıldır zam döneminde ortadan kaybolan ilaçlar çok belirgin. Bu ilaçları belirleyerek Sağlık Müdürlüğümüze yazılar yazdık. Yani, 'Bununla mücadele edilsin. Bu ilaçlar geçen hafta vardı, bu hafta yok. Zamdan bir gün sonra bunlar mantar gibi piyasaya çıkacak. Bunun iyi kontrol edilmesi lazım.’ Bir başvuru yapıyoruz ama işte 'Sizin başvurunuz şöyle oldu ve sonuçları böyle oldu' gibi geri dönüş almadığımız için sonrasını bilemiyoruz. Eczacı odasının da içine katılarak takibinin yapıldığı bir planlama yapılırsa daha iyi olur" dedi.</p>

<p></p>

<h4><em><strong>İLAÇ TAKİP SİSTEMİ ECZACILARA YENİDEN AÇILSIN</strong></em></h4>

<p></p>

<p>Bir ilacın üretiminden, depo, tedarikçi, eczane ve son tüketiciye kadar devlet takibi altında olduğu İlaç Takip Sistemi bulunduğunu belirten Mustafa Çelebi, 2017 yılındaki değişiklikle eczacıların bu sistemi izleyemediğini, tüm aşamaları eczanelerin de görebileceği şekilde yeniden düzenleme yapılması gerektiğini ifade etti. Çelebi, konuşmasına şöyle devam etti:</p>

<p></p>

<p>“Aslında sorun burada başladı. Eczacı olarak ben elimdeki ilacın geçtiği aşamaları bilemiyorum. Zamdan sonra depodan gelen ilacın hikayesini görebiliyor olsaydım, yani bunun ecza deposuna zamdan önce girdiğini ispatlayamıyorum, bu sistem bana kapatıldığı için. Ama Sağlık Müdürlüğü bunu kolaylıkla görebilir. Zamdan sonra eczanelere gelen ürünlerden örnekleme usulü alınarak ilaçların İlaç Takip Sistemi'nden hikayesine bakıldığında zamdan önce depoda var mıymış, eczacılara yok denilmiş mi, görülebilir? Piyasayı daraltan gerçeğin arkasında kimin olduğunun araştırılması lazım. Bunun en kolay, en pratik yolu bu. Ben kendi eczanemden dahi bu bilgiye ulaşabilir olduğumda size diyebilirim ki, 'Bakın ben bu ürünü bulamıyordum zamdan önce ama şu ecza deposunda zamdan önce varmış. Girişini görüyorum depoda olduğunu, ama bana bu ilaç kesilmedi, fatura edilmedi' dediğimde hep beraber bunun sorumlularının kimler olduğunu görebileceğiz. Bunun sorumlusunun eczacı olmadığını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim."</p>

<p></p>

<p>Antalya İl Sağlık Müdürü Behzat Özkan ise ilaç temini sorununa ilişkin şikayetler üzerine gerekli baskın ve incelemelerin yapılacağını söyleyerek, "Ecza deposunda var, buradan talep ediliyor ve 'yok' deniliyor ise bu suçtur ve yaptırımı var" dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya Haber, Ekonomi, Günün Manşetleri, Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://www.kanalv.com.tr/antalyada-eczacilar-kanser-ilacina-erisemiyor-avro-kuru</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Oct 2025 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanalvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kanalv-com-tr/uploads/2025/10/antalyahaber-kanalv-antalya-haber-konyaalti-58.png" type="image/jpeg" length="71702"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da 54 Yıllık Bakırcı: “Bakır, Sağlığa Şifa Verir”]]></title>
      <link>https://www.kanalv.com.tr/antalyada-54-yillik-bakirci-bakir-sagliga-sifa-verir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalv.com.tr/antalyada-54-yillik-bakirci-bakir-sagliga-sifa-verir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakırcılık mesleğini 1994’ten bu yana Antalya’da sürdüren Mustafa Kasapkara, bakır mutfak ürünlerinin çelik, alüminyum ve teflondan daha sağlıklı olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KAHRAMANMARAŞ'ta 54 yıl önce başladığı <strong><a href="https://www.instagram.com/antalyakanalv/" rel="nofollow"><span style="color:#c0392b">bakırcılık</span></a></strong> mesleğini 1994'ten bu yana <em><strong>Antalya</strong></em>'da sürdüren Mustafa Kasapkara (61), doğru kullanılan bakır mutfak ürünlerinin sağlığa faydalı olduğunu söyledi. Kasapkara, "Çelikten, alüminyumdan, teflondan daha sağlıklı. Bakırdan üretilmiş bir ürünün içine ne koyarsanız tadı değişir, şifa verir. Yoğurt mayalasanız daha lezzetli olur, su koysanız tadı zenginleşir" dedi.</p>

<p>Yıllardır bakırcılık mesleğini sürdüren Mustafa Kasapkara, 7 yaşında, Kahramanmaraş'ta, babasının yanında çıraklığa başladığını söyledi. Baba mesleğini sürdürmek zorunda kaldığını belirten Kasapkara, "İki oğlumu da bu alanda yetiştirdim. A'dan Z'ye bakırın her işini yapabiliyorlar. Boynuz kulağı geçti diyebilirim" dedi. 1994'te Antalya'ya geldiğini, kentin zanaat için tarihi önem taşıdığını belirten Kasapkara, "Bildiğim kadarıyla burası, Sobacılar Çarşısı, Antalya'nın ilk sanayisi. O dönem çok canlıydı, ahlak vardı. Zamanla canlılığını kaybetti. Turizme yönelik el sanatlarına daha çok değer verilseydi, bugün daha iyi bir konumda olurdu" diye konuştu.</p>

<h1><em><strong>'ÇIRAK BULMAK ZOR'</strong></em></h1>

<p>Gençlerin zanaata ilgisiz olduğunu söyleyen Kasapkara, "Çırak bulmak zor. Gençler emeksiz para kazanmak istiyor. Ama kolay olan hiçbir şey ömürlü de olmaz. Ben emekli olmama rağmen severek çalışıyorum. Devletimizden destek gerekiyor. Ben usta eğitici belgesi sahibiyim, fırsat verilse bu sanatı yeni nesillere aktarırım" dedi.</p>

<p>Kasapkara, bakırın doğal ve sağlıklı bir maden olduğunu söyledi. Bakır sahan, cezve, bardak, kase ürettiğini, bakırın kimyasal içermeyen bir maden olduğunu kaydeden Kasapkara, <strong>"Çelikten, alüminyumdan, teflondan daha sağlıklı. Bakırdan üretilmiş bir ürünün içine ne koyarsanız tadı değişir, şifa verir. Yoğurt mayalasanız daha lezzetli olur, su koysanız tadı zenginleşir" </strong>diye konuştu.</p>

<h2><em><strong>DOĞRU KULLANMAK ŞART</strong></em></h2>

<p>Bakır ürünlerin ömrünü uzatmak için kullanım tavsiyeleri veren Kasapkara, "Bakırdan üretilen mutfak malzemeleri bulaşık makinesine girmemeli, sert cisimle yıkanmamalı ve ahşap kaşık kullanılmalı. Bakır ürünler kullanılarak yapılan yemekler ise kısık ateşte pişmeli, çünkü bakır ısıyı kendine çeker. Böyle kullanılırsa ürüne yapılan kalay, 8 ay ile 1 yıl gider. Yanlış kullanılırsa, 2 ayda kalay bozulur" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><em>FİYATLAR 150 LİRADAN BAŞLIYOR</em></strong></p>

<p>Vatandaşların büyük bölümünün eski bakır eşyalarını yeniletmek için geldiğini anlatan Kasapkara, "Annelerinden, dedelerinden kalan bakır ürünleri getiriyorlar. Biz kalaylayıp yeniden mutfakta kullanılmasını sağlıyoruz. Kına tepsisi, kahve cezvesi, küçük kaseler gibi geleneksel ürünlere de talep var. İnsanlar gelenekleri kaybolmasın, yaşasın istiyor" diye konuştu. Kasapkara, ürettiği ürün fiyatlarının işçiliğe göre değiştiğini belirterek, "Bir kahve cezvesi 150 ila 200 lira, yumurta sahanı 250 ila 300 lira civarında. İşleme ve desenler arttıkça fiyat da yükseliyor" ifadelerini kullandı.</p>

<h4><em><strong>‘DOKTOR TAVSİYESİYLE ALANLAR VAR'</strong></em></h4>

<p>Bakırın faydasının artık daha çok bilindiğini söyleyen Kasapkara, <strong>"Doktor tavsiyesiyle bakır kap alanlar var. Ben mutfağımda yıllardır bakır kullanıyorum, hiç problem yaşamadım. Kullanmasını bilince sağlığa faydalı" </strong>dedi.</p>

<p>Bakırcılığın unutulmaması gerektiğini vurgulayan Kasapkara, "Bu meslek bizim kültürümüz, atalarımızdan kalan bir miras. Değerini bilmeli, yaşatmalıyız. Oğullarıma devrettim ama torunlara geçer mi bilemiyorum. Devletimizin desteğiyle bu sanat devam edebilir" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya Haber, Gündem, Özel Haber, Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://www.kanalv.com.tr/antalyada-54-yillik-bakirci-bakir-sagliga-sifa-verir</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Oct 2025 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanalvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kanalv-com-tr/uploads/2025/10/antalyahaber-kanalv-antalya-haber-konyaalti-27.png" type="image/jpeg" length="68571"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alanya'da Tarihi Geçmiş Ürün Satan Marketlere Ceza]]></title>
      <link>https://www.kanalv.com.tr/alanyada-tarihi-gecmis-urun-satan-marketlere-ceza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalv.com.tr/alanyada-tarihi-gecmis-urun-satan-marketlere-ceza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alanya Belediyesi zabıta ekipleri, denetimlerde tarihi geçmiş yumurta ve bebek maması satan iki zincir market şubesini mühürledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.instagram.com/antalyakanalv/" rel="nofollow"><em><strong>Alanya’da </strong></em></a>zabıta ekiplerinin denetimlerinde tarihi geçmiş yumurta ve bebek maması satan iki zincir market şubesi mühürlenerek 3 gün süreyle ticari faaliyetten men edildi.<br />
Alanya Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelindeki gıda işletmelerinde yaptığı denetimlerde tarihi geçmiş ürün satışı yapan iki zincir market şubesine işlem uyguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.instagram.com/antalyakanalv/" rel="nofollow"><em><strong>Mahmutlar Mahallesi</strong></em></a> Barış Caddesi’ndeki bir markette son kullanma tarihi geçmiş yumurtalar, <strong><em><u><a href="https://www.instagram.com/antalyakanalv/" rel="nofollow">Kargıcak Mahallesi </a></u></em></strong>Köyiçi Caddesi’ndeki bir başka şubede ise tarihi geçmiş bebek maması tespit edildi. Zabıta ekipleri tarafından mühürlenen şubeler, 3 gün süreyle ticari faaliyetten men edildi. İşletmelere ayrıca idari para cezası da uygulandı.</p>

<p><br />
<em><strong>"Denetimler sürecek"</strong></em><br />
Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Halk sağlığı konusunda taviz vermeden çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Denetimlerimizde tarihi geçmiş ürün satan iki market için idari işlem uygulandı. İşletme sahiplerini daha hassas olmaya davet ediyorum. Halkımızın sağlığı ve güvenliği için denetimlerimize devam edeceğiz" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya Haber, Ekonomi, Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://www.kanalv.com.tr/alanyada-tarihi-gecmis-urun-satan-marketlere-ceza</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Sep 2025 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanalvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kanalv-com-tr/uploads/2025/09/antalyahaber-kanalv-antalya-haber-a-l-a-n-y-a-h-a-b-e-r.png" type="image/jpeg" length="86524"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üniversiteden Öğrencilere "Odaklanma İlaçları" Uyarısı]]></title>
      <link>https://www.kanalv.com.tr/universiteden-ogrencilere-odaklanma-ilaclari-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalv.com.tr/universiteden-ogrencilere-odaklanma-ilaclari-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi'nden Doç. Dr. Ali Erdoğan, öğrencilerin odaklanmak için kullandığı reçeteli ilaçların tehlikeli olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AKDENİZ Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi'nden Doç. Dr. Ali Erdoğan, özellikle öğrencilerin son yıllarda odaklanmak için aldıkları ilaçların kötüye kullanımının hızla arttığını söyledi. Doç. Dr. Erdoğan, "Uzun süreli kullanımda şizofreni benzeri tablolar, tansiyon yüksekliği ve farklı sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Hastalık yokken alınan her ilaç kişiye zarar verir" dedi.</p>

<p>AÜ Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ali Erdoğan, öğrencilerin yoğun sınav ve ders temposunda odaklanma sorunları yaşadığını, bunun da bazı öğrencileri 'çözüm' olarak uyarıcı ilaçlara yönelttiğini belirtti. Bu ilaçların hastalara konulan teşhis üzerine verildiğinin altını çizen Doç. Dr. Erdoğan, "Başınız ağrımadan ağrı kesici almazsınız. Aynı şekilde hastalık yokken uyarıcı ilaç kullanmak da mantıksızdır. Araştırmalar, gençler arasında bu ilaçların kötüye kullanım oranının yüzde 30'lara dayandığını gösteriyor" diye konuştu.</p>

<h1><em><strong>'YETERLİ BİLİNÇ YOK'</strong></em></h1>

<p>Uyarıcı ilaçların yanlış kullanımının ciddi sonuçlara neden olabileceğini belirten Doç. Dr. Erdoğan, öğrencilerin bu konuda yeteri kadar bilinçli olmadığını aktardı. İlaçların yan etkilerinin ciddiyetinden bahseden Doç. Dr. Erdoğan, "Uzun süreli kullanımda şizofreni benzeri tablolar, tansiyon yüksekliği ve farklı sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Hastalık yokken alınan her ilaç kişiye zarar verir" dedi.</p>

<h2><em><strong>'ÇÖZÜM İLAÇ DEĞİL, ORTAM'</strong></em></h2>

<p>Öğrencilerde odaklanma sorunlarının en büyük nedenlerinden birinin de teknoloji ve sosyal medya olduğuna dikkati çeken Doç. Dr. Erdoğan, "Çalışma masasında sürekli telefonun bulunması, sosyal medya uyarıları dikkati bozuyor. İlaç yerine ders çalışma ortamının düzenlenmesi ve rehberlik desteği alınması gerekiyor" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><em><strong>KARABORSA VE KOLAY ERİŞİM UYARISI</strong></em></h3>

<p>Uyarıcı ilaçların yasa dışı yollarla öğrencilere ulaştırıldığına değinen Doç. Dr. Erdoğan, "Maalesef insanlar yararlı olan her şeyi kötüye kullanabiliyor. Arkadaşlar arasında ilaç paylaşımı, satış ya da karaborsa gibi yollar kesinlikle doğru değil. İlaç kullanmadan önce mutlaka bir hekime danışılmalı ve onun kontrolünde kullanılmalı" dedi.</p>

<h4><em><strong>'HİÇBİR SINAV SAĞLIĞINIZDAN ÖNEMLİ DEĞİL'</strong></em></h4>

<p>Sınav kaygısının da odaklanmayı bozan en önemli faktörlerden olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Erdoğan, bu konuda terapi ve uzman desteğinin önemine işaret etti. Doç. Dr. Erdoğan, "Hiçbir sınav, hiçbir ders sizin sağlığınızdan daha önemli değil. Sağlığınızı riske atacak hiçbir ilacı kendi başınıza kullanmayın. Gerekli olduğunda uzmanlardan rehberlik alın" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya Haber, Günün Manşetleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.kanalv.com.tr/universiteden-ogrencilere-odaklanma-ilaclari-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Sep 2025 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanalvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kanalv-com-tr/uploads/2025/09/antalyahaber-kanalv-antalya-haber-konyaalti-1-1.png" type="image/jpeg" length="50176"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da Şifalı Karakulak Balığı İddiası]]></title>
      <link>https://www.kanalv.com.tr/antalyada-sifali-karakulak-baligi-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalv.com.tr/antalyada-sifali-karakulak-baligi-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da av yasağının bitmesiyle tezgahlardaki balıklardan karakulak, başındaki taşların böbrek rahatsızlıklarına iyi geldiği inancıyla ilgi görüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AV yasağının sona ermesiyle tezgahlarda çeşitliliği artan balık türlerinden kilosu 650 liraya satılan karakulak, baş bölümündeki otolit taşının böbrek rahatsızlığına şifalı olduğuna inananlardan ilgi görüyor. Karakulak, granyöz ve eşkina balığının başında yer alan otolit taşının kilosu ise 10 bin liradan alıcı buluyor.</p>

<p>Denizlerdeki av yasağının sona ermesiyle tezgahlardaki balık çeşitliliği de arttı. Türlerine göre kasalanıp tezgahları şenlendiren balıklar arasında karakulak, granyöz ve eşkina, lezzetinin yanı sıra şifalı olduğuna inanılan başlarındaki taş nedeniyle de yoğun ilgi görüyor. Tezgahları çeşitlendiren balıklardan kilosu 650 liraya satılan karakulak, lezzeti, iri kılçıklı olması ve başındaki taşın böbrek sancısına iyi geldiği düşüncesiyle en çok satılan türler arasında yer alıyor. Eşkina, granyöz ve karakulak balığının baş bölümündeki 2 otolit taşının kilosu ise 10 bin liradan satışa sunuluyor. 'Balık taşı' olarak bilinen, mermer görünümündeki otolit taşı, balıkçılarda 5 tanesi 100 lira, alışveriş sitelerinde, aktarda ise 10 tanesi 400 ila 1500 lira arasında alıcı buluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h1><em><strong>ŞİFALI OLDUĞUNA İNANILIYOR</strong></em></h1>

<p>Balıkçı Mustafa Karaçöl, baş bölümündeki taşların şifalı olduğuna inanan çok sayıda müşterisinin, karakulak, granyöz ve eşkina balığını tercih ettiğini söyledi. Böbrek rahatsızlığına karşı koruduğu, böbrek ve safra kesesi taşı ağrısı çekenlerin, otolit taşından 4'ünü havanda ezip, üzerine yarım limon suyu ekleyerek tükettiğini belirten Karaçöl, "Karakulak lezzetinin yanı sıra şifa olması amacıyla, başındaki taşlardan dolayı çok satılıyor. Şifalı olduğuna inananlar sıklıkla karakulak almayı tercih ediyor. Bilimsel olarak ispatlanmış faydası yok, ama inananlar başındaki taşları satın alıyor. 5 tanesini 100 liraya satıyoruz, kilosu yaklaşık 10 bin lira" dedi.</p>

<h2><em><strong>'FAYDASINA YÖNELİK BİLİMSEL VERİ YOK'</strong></em></h2>

<p>Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, "Otolit taşı balıklarda dengeye yarayan 'kulak taşı' olarak da adlandırılır. Bütün balıklarda var. Bazı balıklarda çok büyüktür. Karakulak, granyöz ve eşkina balığında büyük boyda var. Bazı vatandaşlarımız böbrek rahatsızlığına fayda için kullanıyor. Faydasına yönelik bilimsel çalışma, veri yok, faydasının gerçekliği belli değil. Kulak taşlarını bazıları biriktirip satıyor" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya Haber, Günün Manşetleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.kanalv.com.tr/antalyada-sifali-karakulak-baligi-iddiasi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Sep 2025 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanalvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kanalv-com-tr/uploads/2025/09/antalyahaber-kanalv-antalya-haber-15.png" type="image/jpeg" length="47921"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda Omurga Sağlığı ve Ağır Çanta]]></title>
      <link>https://www.kanalv.com.tr/cocuklarda-omurga-sagligi-ve-agir-canta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalv.com.tr/cocuklarda-omurga-sagligi-ve-agir-canta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi'nden Prof. Dr. Nehir Samancı Karaman, çocukların taşıdığı ağır okul çantalarının omurga sağlığını olumsuz etkilediğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AKDENİZ Üniversitesi</strong>'nden Prof. Dr. Nehir Samancı Karaman, okul çağındaki çocukların taşıdığı ağır çantalara dikkat çekip, "40 kilogramlık bir çocuğun çantası, 4-6 kilo arasında olmalı. Ağır <strong>çanta </strong>tek başına skolyoz yapmaz ama var olan eğriliğin ilerlemesine yol açabilir. Ağrılar erken yaşta kronikleşebilir, ilerleyen yıllarda daha ciddi omurga sorunlarına dönüşebilir" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nehir Samancı Karaman, okul çağı çocuklarında uygunsuz oturma pozisyonu, ağır sırt çantaları, telefon, tablet kullanımı nedeniyle boyun, sırt ve bel ağrılarının yaygınlaştığını söyledi. Prof. Dr. Karaman, "Bu ağrılar erken yaşta kronikleşebilir, ilerleyen yıllarda daha ciddi omurga sorunlarına dönüşebilir. Çocukluk çağında bu problemleri tespit edip, önlem almak erişkin dönemdeki tedavilere göre çok daha kolaydır. Ağaç yaşken eğilir, biz de çocuklarımızı erken yaşta doğru postüre yönlendirmeliyiz" diye konuştu. Ağır çanta taşımanın omurga üzerindeki yükü artırdığını belirten Prof. Dr. Karaman, "Sırt çantasının, vücut ağırlığının en fazla yüzde 10-15'i kadar olması gerekir. 40 kilogramlık bir çocuğun çantası, 4-6 kilo arasında olmalı. Ağır çanta tek başına skolyoz yapmaz ama var olan eğriliğin ilerlemesine yol açabilir. Ayrıca boynun önde durmasına, omuzların düşmesine, sırt kamburluğunun ve bel çukurluğunun artmasına neden olur" dedi.</p>

<h2><em><strong>'SANDALYEDE OTURURKEN OMURGA DESTEKLENMELİ'</strong></em></h2>

<p>Çanta seçerken dikkat edilmesi gerekenleri aktaran Prof. Dr. Nehir Samancı Karaman, "Hafif ve ergonomik çanta, geniş ve yumuşak omuz askıları, bel kemeri bulunmalı. Doğru taşıma için çift askı kullanılmalı, çanta bele kadar inmeli, ağır eşyalar sırta en yakın bölmeye yerleştirilmeli. Masa başı düzeninde ise evde masa ve sandalyelerin yükseklikleri çocuğun boyuna uygun olmalı. Sandalyede otururken omurga desteklenmeli" diye konuştu.</p>

<h3><em><strong>HAREKETSİZLİK OMURGAYI ZORLUYOR</strong></em></h3>

<p>Uzun süre oturmanın sanıldığı gibi dinlenme değil, omurga için ciddi yüklenme olduğunu aktaran Prof. Dr. Karaman, ders çalışan çocukların her 30-40 dakikada bir mola vererek ayağa kalkması, germe egzersizleri yapması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Karaman, "Çocukların mutlaka spora yönlendirilmesi, hareketli bir yaşam tarzı kazandırılması gerekiyor. Düzenli fiziksel aktivite omurga sağlığı için en önemli koruyucu faktörlerden biridir" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya Haber, Eğitim, Günün Manşetleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.kanalv.com.tr/cocuklarda-omurga-sagligi-ve-agir-canta</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Sep 2025 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanalvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kanalv-com-tr/uploads/2025/09/a-g-i-r-o-k-u-l-c-a-n-t-a-l-a-r-i-s-k-o-l-y-o-z-u-t-e-t-i-k-l-i-y-o-r-916720-272407.jpg" type="image/jpeg" length="96504"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da Turist Kazası: Hastane Masrafı Endişesi]]></title>
      <link>https://www.kanalv.com.tr/antalyada-turist-kazasi-hastane-masrafi-endisesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalv.com.tr/antalyada-turist-kazasi-hastane-masrafi-endisesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Manavgat ilçesinde tur otobüsü ile çarpışan motorlu bisikletteki Ukraynalı baba ve oğlu yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da tur otobüsü ile motorlu bisikletin çarpışması sonucu meydana gelen kazada Ukraynalı turist ve oğlu yaralandı. Ambulansa alınan turistler hastanede para ödeyebileceğini öğrenince yaralı olmalarına rağmen hastaneye gitmekten vazgeçtiler.<br />
Manavgat ilçesi Sorgun Mahallesi Titreyengöl Caddesi'nde meydana gelen kazada Acısu Caddesi istikametine gitmekte olan Eshaf İ.'nin kullandığı 34 HH 3397 plakalı tur otobüsüne, Serhei K.'nın kullandığı 16 BS 475 plakalı motorlu bisikletle çarpıştı. Kazada motorlu bisiklet sürücüsü Serhei K. ve yolcu olarak bulunan küçük yaştaki oğlu yaralandı. Başlarındaki kask sayesinde kol ve bacaklarından yaralanan Ukraynalı baba-oğula ihbar üzerine olay yerine gelen 112 sağlık ekibi tarafından ilk müdahaleleri yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><br />
<em><strong>Para Ödeyebileceği Söylenince Hastaneye Gitmediler</strong></em></h2>

<h3>Yapılan ilk müdahalenin ardından Serhei K, sağlık ekibine gidecekleri hastanede para ödeyip ödemeyeceklerini sormaları ve görevlilerin ödeyebileceğini söylemesi üzerine hastaneye gitmeyeceklerini belirterek ambulanstan indiler. Sağlık ekibinin kendi rızaları ile hastaneye gitmeyeceklerini belirten evrak imzalatmak istediği sırada da Ukraynalı turistin imza atmaları durumunda da para ödeyeceklerini sandı.<br />
<br />
<em><strong>Soğuk Su ile Acıyı Hafifletmeye Çalıştı</strong></em></h3>

<p>Yabancı dil bilen bir vatandaşın araya girmesi ve durumu izah etmesinin ardından yaralı turistler evrakı imzaladı. Kazada yaralanan ve hastaneye gitmeyen Ukraynalı babanın, oğlunun kolunda ve bacağındaki yaralara soğuk su dökerek acısını hafifletmeye çalıştığı gözlendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya Haber, Dünya, Ekonomi, Özel Haber, Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://www.kanalv.com.tr/antalyada-turist-kazasi-hastane-masrafi-endisesi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Sep 2025 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanalvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kanalv-com-tr/uploads/2025/09/a-w538974-05.jpg" type="image/jpeg" length="50897"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mert'e Net Tanı Konulamadığı İçin Tedavi Olamıyor]]></title>
      <link>https://www.kanalv.com.tr/merte-net-tani-konulamadigi-icin-tedavi-olamiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalv.com.tr/merte-net-tani-konulamadigi-icin-tedavi-olamiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da yaşayan 6 yaşındaki Mert Kendir, net bir tanı konulamadığı için tam olarak tedavi olamıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA'da hastalığı nedeniyle yürüyemeyen, konuşamayan, tek başına hiçbir şey yapamayan Mert Kendir (6), net bir tanı konulamadığı için tedavi olamıyor. Mert'in ailesi, çocuklarının sağlığına kavuşabilmesi için yardım bekliyor.</p>

<p>Kepez ilçesinde yaşayan Mehtap ve Mücahit Kendir çiftinin Mert adını verdikleri 2'nci çocukları, 2019 yılında dünyaya geldi. Doğumdan kısa süre sonra Mert'in hareketlerinde değişiklikler fark eden çift, dengede duramayan çocuklarını doktora götürdü. Burada yapılan kontrollerde tanı konulamadı ve kontrol altında kalacağı söylendi. Ancak Mert'in yaşı ilerledikçe sağlığı daha da bozuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kendir ailesi, çocuklarını şehir şehir gezdirerek farklı doktorlarda çözüm aradı. Net bir tanı konulamayan Mert'e, ilaçlarını alabilmesi için serebral palsi hastası olduğuna dair rapor düzenlendi. Desteksiz yürüyemeyen, konuşamayan, istem dışı hareketler yapan Mert Kendir için doktorlar, distoni ve kore hastalıklarına dair belirteler olduğunu kaydetti.</p>

<h2><em><strong>ÇALIŞMA SAATLERİNİ OĞLUNA GÖRE AYARLIYOR</strong></em></h2>

<p>Mert için hayatlarını tamamen değiştiren aile, tüm vakitlerini çocuklarının yanında geçirmeye başladı. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde çalışan Mücahit Kendir, çalışma saatlerini ve izinlerini oğlunu fizik tedaviye ve dil terapisine götürdüğü günlere göre ayarlamaya başladı. Yaşı gereği okula başlaması gereken Mert Kendir'in kaydı, yakında bir okula yapıldı.</p>

<h3><em><strong>MADDİ OLARAK ZOR GÜNLER GEÇİRİYOR</strong></em></h3>

<p>Kaynaştırma öğrencisi olarak okula başlaması gereken ancak tek başına hareket dahi edemeyen Mert okula başlayamadı. Mert Kendir, raporu olmadığı için evde de eğitim alamıyor. Yurt dışından gelen ilaçlar ve tanı konulabilmesi için gidilen farklı doktorlar nedeniyle maddi olarak da zor günler yaşayan Kendir ailesi, çocuklarının tedavisi için yardım bekliyor.</p>

<h3><em><strong>'NET BİR TANI ALAMADIK'</strong></em></h3>

<p>İlk çocuklarının böbrek nakli olabilmesi için Antalya'ya taşındıklarını söyleyen Mücahit Kendir, “Mert doğduktan kısa süre sonra başını tutamama, denge kuramama gibi şikayetlerden nörolojiye başvurduk. Bu zamana kadar yapılan bütün tetkiklerde distoni olduğunu söylediler. Ancak net bir tanı alamadık. Mert'te istem dışı hareketler var. Denge kuramıyor, konuşamıyor, yürüyemiyor ve tamamen bize bağımlı. Birçok doktora başvurduk ama net bir tanı yok. Raporların tamamı serebral palsi olarak çıkıyor" dedi.</p>

<h3><em><strong>OKULA GÖNDEREMİYORLAR</strong></em></h3>

<p>Oğlunun sıvı hiçbir şey tüketemediğini belirten baba Kendir, “Bu sene okula başlaması gerekiyor ama gönderemiyoruz. Zihinsel değil, bedensel engelli olduğu için kaynaştırma öğrencisi olarak gözüküyor. Ancak Mert, özel bakım dahil hiçbir şeyini kendisi yapamıyor. İstem dışı hareketleri oluyor. Bütün hayatımızı Mert'e göre şekillendiriyoruz. İş yerim Mert'i tedavi için götüreceğimiz zamanlarda izin veriyor, nöbetlerimi ayarlıyor. Haftada 3 gün fizik tedaviye, dil terapisine götürüyoruz" diye konuştu.</p>

<h4><em><strong>'TETKİKLERE RAĞMEN SONUÇ ALAMIYORUZ'</strong></em></h4>

<p>Çaresiz kaldıklarını belirten Kendir, “En azından oğluma tanı konulursa doğru yolda ilerleyebiliriz. Yapılan tetkiklere rağmen sonuç alamıyoruz. Maddi olarak çok zor günler yaşıyoruz o nedenle bazı tedavilere ulaşamıyoruz. Oğlumun sağlığı için destek bekliyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<h4><em><strong>'SAĞLIĞINA KAVUŞSUN BAŞKA BİR ŞEY İSTEMİYORUZ'</strong></em></h4>

<p>Çocuğundan ayrılamadığını söyleyen Mehtap Kendir, “Evde de sorunlu zamanlar geçiriyoruz. Her an bir düşme tehlikesi yaşıyoruz. Kendine zarar verebiliyor. 24 saat onun yanında durmamız gerekiyor. Bizlerin desteğiyle yemek yiyebiliyor, hareket edebiliyor. Özel bir hayatımız yok tamamen hastane ve ev arasında geçiyor yaşamımız. Çocuğumuz sağlığına kavuşsun, başka bir şey istemiyoruz. Asansörümüz yok merdivenlerden güçlükle çıkarıp indirebiliyorum" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya Haber, Günün Manşetleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.kanalv.com.tr/merte-net-tani-konulamadigi-icin-tedavi-olamiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Sep 2025 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanalvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kanalv-com-tr/uploads/2025/09/antalyahaber-46.png" type="image/jpeg" length="78737"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kepez Belediyesi, Kanser Taramalarını Dokumapark'a Taşıdı]]></title>
      <link>https://www.kanalv.com.tr/kepez-belediyesi-kanser-taramalarini-dokumaparka-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalv.com.tr/kepez-belediyesi-kanser-taramalarini-dokumaparka-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kepez Belediyesi Sağlık Merkezi'ne bağlı Mobil Sağlık Merkezi, kanserde erken teşhisin önemine dikkat çekmek için kanser tarama hizmetlerini Dokumapark'a getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kepez Belediyesi Sağlık Merkezi çatısı altında hizmet veren Mobil Sağlık Merkezi, kansere karşı farkındalık oluşturmak ve erken teşhisi kolaylaştırmak amacıyla Dokumapark’ta kanser tarama hizmeti sundu. Her gün yüzlerce kişinin ziyaret ettiği alanda, vatandaşlara ücretsiz olarak mamografi, HPV ve Kolon CA taramaları yapıldı.<br />
Antalya'nın Kepez Belediyesi, "Erken teşhis hayat kurtarır" anlayışıyla kanser tarama hizmetini her gün yüzlerce kişinin ziyaret ettiği Dokumapark alanına da taşıdı. Gün boyu vatandaşlara ücretsiz olarak mamografi, HPV ve Kolon CA taraması hizmeti verildi. Merkezin güler yüzlü sağlık ekipleri tarafından karşılanan vatandaşlar, sağlık taraması öncesinde çağın en sinsi hastalıklarından biri olan kansere karşı bilinçlendirildi.<br />
"Halkımızın sağlığı önceliğimiz"<br />
Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Belediyecilik sadece yol yapmak, park yapmak değil. Sosyal belediyecilik anlayışımızın bir gereği olarak, sağlık hizmetlerini de vatandaşımıza ulaştırmayı bir görev olarak biliyoruz" dedi. Kanserde erken teşhisin hayat kurtardığını vurgulayan Başkan Kocagöz, "Mobil Sağlık Merkezi aracılığıyla, özellikle kansere karşı erken teşhis konusunda çok önemli bir hizmeti mahalle mahalle, ilçe ilçe halkımızın ayağına götürüyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki; erken teşhis hayat kurtarır. Vatandaşlarımızın sağlığı bizim için her zaman önceliklidir" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya Haber, Günün Manşetleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.kanalv.com.tr/kepez-belediyesi-kanser-taramalarini-dokumaparka-tasidi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Sep 2025 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanalvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kanalv-com-tr/uploads/2025/09/a-w533680-01.jpg" type="image/jpeg" length="67215"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Konyaaltı Belediyesi Bitkisel Atık Yağları Geri Dönüştürüyor]]></title>
      <link>https://www.kanalv.com.tr/konyaalti-belediyesi-bitkisel-atik-yaglari-geri-donusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalv.com.tr/konyaalti-belediyesi-bitkisel-atik-yaglari-geri-donusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konyaaltı Belediyesi, çevre kirliliğini önlemek ve çevre bilincini artırmak amacıyla ilçedeki bitkisel atık yağları evlerden ve işletmelerden toplayarak geri dönüşüme kazandırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konyaaltı Belediyesi, ilçede yaşayan vatandaşların evlerinde tükettikleri bitkisel atık yağları topluyor. Toplanan atık yağlar ile çevre kirliliğinin önüne geçilmesi ve çevre bilincinin artırılması amaçlanıyor.<br />
Konyaaltı Belediyesi, ‘Geleceği Düşünüyor Geri Dönüştürüyoruz’ sloganıyla geri dönüşüm hareketine destek vermeye devam ediyor. Konyaaltı, ilçedeki vatandaşlardan bitkisel atık yağları topluyor. Atıkları gelecek için geri dönüştüren Konyaaltı Belediyesi, 5 litre ve üzeri bitkisel atık yağları evlerden alıyor; 5 litrenin altındaki yağları ise ilçedeki mahalle muhtarlıkları ve tüm belediye hizmet binalarında topluyor. Ayrıca ilçede yer alan işletmelerin de talepleri doğrultusunda bitkisel atık yağ toplama işlemi yapılıyor. Yağlar, belirlenen noktalardan alınarak geri dönüştürülüyor. Gerçekleştirilen geri dönüşüm hareketi ile çevre kirliliğinin önüne geçilmesi ve çevre bilincinin artırılması amaçlanıyor.<br />
<br />
<a href="https://www.instagram.com/antalyakanalv/" rel="nofollow"><em><strong>"Çevre bilinciyle ilgili eğitimler düzenleniyor"</strong></em></a><br />
Konyaaltı’ndaki bitkisel atık yağ toplanması ile ilgili konuşan İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Dr. Öncü Ceylan Baloğlu, "Konyaaltı’ndaki vatandaşlarımızın atık yağlarını evlerinden alıyoruz. Bunun yanı sıra muhtarlıklarımız ve hizmet binalarımızdan da bitkisel atık yağları topluyoruz. ‘Geleceği Düşünüyor Geri Dönüştürüyoruz’ sloganıyla ilçe genelindeki tüm işletmelerden, hanelerden ve muhtarlıklardan bitkisel atık yağları toplayarak geri dönüşüme kazandırıyoruz" dedi. Çevre bilinciyle ilgili birçok projenin Konyaaltı’nda devam ettiğinin altını çizen Baloğlu, "Belediye Başkanımız Cem Kotan’ın talimatları doğrultusunda, öncelikle tüm okullarımızda çevre bilincini artırmaya yönelik eğitimler düzenliyoruz. Bitkisel atık yağların ve geri dönüştürülebilen tüm ambalajların geri dönüştürülebilmesi ve çevre bilincinin aşılanmasıyla ilgili eğitimler düzenliyoruz" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya Haber, Günün Manşetleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.kanalv.com.tr/konyaalti-belediyesi-bitkisel-atik-yaglari-geri-donusturuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Sep 2025 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanalvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kanalv-com-tr/uploads/2025/09/a-w531963-01.jpg" type="image/jpeg" length="23964"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ukrayna'nın Vergisi, Antalya'da Tarım Sektörünü Vurdu]]></title>
      <link>https://www.kanalv.com.tr/ukraynanin-vergisi-antalyada-tarim-sektorunu-vurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalv.com.tr/ukraynanin-vergisi-antalyada-tarim-sektorunu-vurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna'nın Türk domates ve salatalığına getirdiği anti-damping vergisi, 2024'te bu ürünlerden 57 milyon dolarlık ihracat yapan Antalya'da endişe yarattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>UKRAYNA'nın Türk menşeli domates ve salatalık ithalatına karşı aldığı anti-damping kararı, 2024 yılında 57 milyon dolarlık domates ve salatalık ihracatına sahip Antalya'da endişe oluşturdu. Antalya Ticaret Borsası tarafından (ATB) hazırlanan raporda, kararın tarımsal üretimden lojistiğe, paketlemeden soğuk hava depolarına geniş alanda zincirleme olumsuz etkiler yaratacağı belirtilerek, Antalya için stratejik tehdit olarak gösterildi.</p>

<p>Ukrayna Ekonomi Bakanlığı'nın, 7 Nisan 2024 tarihinde Türkiye menşeli taze domates ve taze salatalık ithalatına yönelik başlattığı anti-damping soruşturması sonucunda 5 yıl süreyle geçerli olacak yeni vergiler devreye alındı. Bu kapsamda domates ithalatında ilgili firmalara yüzde 25, diğer firmalara yüzde 26,9; salatalık ithalatında ilgili firmalara yüzde 20,1, diğer firmalara yüzde 22,8 oranında vergi uygulanacak. Bu vergiler mevcut yüzde 10 gümrük vergisine ilave edildi. Bu karar Ukrayna'ya en çok taze domates ve salatalık ihracatı yapılan Antalya'da endişe yarattı. ATB yönetiminin hazırladığı 'Ukrayna'nın anti-damping kararının Antalya tarımsal ihracatı ve ekonomisine etkileri' başlıklı rapor, ilgili bakanlıklarla görüşülmesi için Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'ne (TOBB) gönderildi.</p>

<h2><em><strong>ANTALYA'NIN EN ÖNEMLİ PAZARLARINDAN BİRİ</strong></em></h2>

<p>Yaş meyve sebze sektöründe dünyada nadir görülen bu uygulamanın, özellikle Antalya'yı doğrudan etkilediğini belirten ATB Başkanı Ali Çandır, “Antalya, yaş meyve sebze ihracatında ülkemizin öncü ili olup Ukrayna, bu ihracatın en önemli pazarlarından birini oluşturmaktadır. Ancak Ukrayna'nın Türk menşeli domates ve salatalık ithalatına karşı aldığı anti-damping kararı, üreticilerimizden ihracatçılarımıza, tarımsal ticaret erbabından Antalya ekonomisine kadar geniş bir kesimi doğrudan olumsuz etkilemektedir. Antalya, Türkiye'nin Ukrayna'ya ihracatında merkezi role sahiptir" dedi.</p>

<h3><em><strong>2024 YILINDA 57 MİLYON DOLARLIK İHRACAT</strong></em></h3>

<p>2024 yılında Türkiye'nin Ukrayna'ya gerçekleşen toplam 80 milyon dolarlık taze domates ve salatalık ihracatının 57 milyon dolarlık kısmının Antalya'dan yapıldığına dikkati çeken Ali Çandır, “Böylece Antalya, ülke ihracatının yüzde 72'sini tek başına gerçekleştirmiştir. Domates ihracatında Türkiye'den Ukrayna'ya gönderilen ürünlerin yüzde 68'i, salatalıkta ise yüzde 84'ü Antalya kaynaklıdır. Antalya'nın ihraç ettiği domateslerin dörtte biri Ukrayna'ya satılmıştır. Bu rakamlar, alınan kararın Antalya için hayati öneme sahip bir pazar kaybı anlamına geldiğini açıkça ortaya koymaktadır" diye konuştu.</p>

<h3><em><strong>SEKTÖRDE ZİNCİRLEME OLUMSUZ ETKİLER</strong></em></h3>

<p>Kararın etkilerinin çok yönlü olacağını söyleyen Çandır, “İhracatımız bakımından önemli pazar kaybı yaşanacak, iç piyasada arz fazlası oluşacak ve fiyatlar düşecek. Bu durum, gelirlerin azalmasına ve istihdamın riske girmesine yol açacaktır. Antalya ekonomisi açısından ise tarımsal üretimden lojistiğe, paketlemeden soğuk hava depolarına kadar geniş bir alanda zincirleme olumsuz etkiler yaratacaktır" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><em><strong>DİPLOMATİK TEMAS VE ACİL DESTEK PROGRAMI</strong></em></h3>

<p>Bu noktada alınması gereken önlemlerin hem kısa hem de uzun vadeli olmasını istediklerini belirten Çandır, “Öncelikle Ukrayna ile diplomatik temaslarda bulunulmalı, Serbest Ticaret Anlaşması'nın ruhuna aykırı bu karar gündeme getirilmelidir. Dünya Ticaret Örgütü nezdinde hukuki girişimler değerlendirilmelidir. Eş zamanlı olarak ihracatçıların yeni pazarlara yönelmesi için ilave destekler sunulmalı; Orta Asya, Körfez ülkeleri ve Doğu Avrupa başta olmak üzere alternatif pazarlar geliştirilmeli. Almanya ve AB ülkelerinde mevcut pazarların derinleştirilmesi de önem taşımaktadır. Üretici ve ihracatçılar için acil destek programları devreye alınmalı. Anti-damping vergilerinden doğan kayıpların telafisi için mali destekler, lojistik ve navlun teşvikleri sağlanmalı" diye konuştu.</p>

<h4><em><strong>BU KARAR STRATEJİK BİR TEHDİT</strong></em></h4>

<p>Ukrayna'nın aldığı anti-damping kararının, kısa vadede üreticilere, ihracatçılara ve Antalya ekonomisine ciddi zarar vereceğini söyleyen ATB Başkanı Çandır, “Antalya'nın domates ve salatalık ihracatındaki yüzde 72'lik payı dikkate alındığında bu kararın kentimiz için stratejik bir tehdit olduğu açık. Antalya'nın tarımsal ihracat gücünü koruması ve geliştirmesi için acil destek önlemlerinin alınması hayati öneme sahiptir. Kentimizin ve ülkemizin Ukrayna'ya tarımsal ihracatının 2020-2024 dönemindeki seyri oldukça tutarlı, anlamlı ve istikrarlı bir yükseliş göstermiştir. Hem miktarda hem tutarda sürekli artış yaşanmıştır" diye konuştu.</p>

<h4><em><strong>UKRAYNA PAZARINI YOK EDİCİ BİR DUVAR</strong></em></h4>

<p>Ukrayna'ya 2024 yılı ihracatında domatesin yüzde 68'i, salatalığın yüzde 84'ünün Antalya'dan yapıldığına vurgu yapan Ali Çandır, “Kentimiz tarımsal ihracat performansı, tüm zorluklara karşın ülkemiz ortalamasının üzerinde bulunmaktadır. Bu durumu daha da geliştirmeye çalışıyoruz. Döviz fiyatlarındaki en az yüzde 30 ucuzluk bizleri ziyadesiyle zorlarken Ukrayna'nın ortalama yüzde 25 gibi yüksek oranda ilave anti-damping tarifesi bu pazarımız bakımından yok edici bir duvar örmüştür. Bu pazarı kaybetmemiz; tüm sektörümüz, üreticimiz ve kentimiz için maliyeti yüksek bir bedel oluşturmaktadır" diye uyardı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya Haber, Günün Manşetleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.kanalv.com.tr/ukraynanin-vergisi-antalyada-tarim-sektorunu-vurdu</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Sep 2025 13:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanalvcomtr.teimg.com/crop/1280x720/kanalv-com-tr/uploads/2025/09/a-n-t-a-l-y-a-d-a-u-k-r-a-y-n-a-n-i-n-d-o-m-a-t-e-s-v-e-s-a-l-a-t-898147-266859.jpg" type="image/jpeg" length="65381"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
