https://www.facebook.com/tarkanakilli07/
Deneme Şeysi
20 Haziran 2018, Çarşamba

"2018 Yılı Çin'de Türkiye Yılı Olacak"

Bakan Kurtulmuş: "2018 yılı Çin'de Türkiye yılı olacak" Türkiye; Çin, Hindistan, Endonezya, Malezya Güney Kore'nin kapısını çalacak . 7. Uluslararası Resort Turizm Kongresi Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş: "2017 yılının 10 ayında ülkeye 29.1 milyon turist geldi, geçen yılın ilk 10 ayı ile kıyaslandığında yüzde 28‘lik bir gelişme var . Siyasetin dili başka, turizmin dili başkadır. 10 ayda 9 milyon 255 bin turist ziyaret etmiş. Yıl sonu itibariyle de 12 milyon turisti de Antalya’ya gelmesini bekliyoruz."

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, "Yeni bir döneme girişin sinyallerini veriyoruz. Tam rakam itibariyle 10 ayda 29.1 milyon turist ülkeye geldi. Geçen yılın ilk 10 ayı ile kıyaslandığında yüzde 28‘lik bir gelişmeyle karşı karşıya kaldık. Bu bizim için önemli bir başarıdır. Turizm gelirlerinde 20.2 milyar dolarlık seviyeye ulaştık" dedi. Bakan kurtulmuş, Çin, Hindistan, Endonezya, Malezya Güney Kore'nin turizminde yeni kapılar olarak hedeflenmesi gerektiğini söyledi. 
Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) tarafından bu yıl 7’ncisi, ‘Geleceğin Turizmi, Turizmin Geleceği’ sloganıyla düzenlenen Uluslararası Resort Turizm Kongresi Antalya’nın Kundu Turizm Bölgesi’ndeki bir otelde gerçekleştirildi. Kongreye Bakan Kurtulmuş’un yanı sıra, Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, AK Parti İl Başkanı Rıza Sümer, Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.
Kongrenin açılışında konuşan Bakan Kurtulmuş, Türkiye’nin 2016 yılının zorluklarını geride bıraktığını ve 2017 yılının ilk 10 ayındaki performansıyla da dip noktadan yükselişe geçtiğini kaydetti.
2017 ve 2023’e kadar olan sürecin Türk ekonomisi bakımından önemli olduğu gibi turizm bakımından da önemli olduğunun altını çizen Bakan Kurtulmuş, "Turizm sektöründen bahsettiğimiz zaman ekonomik kalkınmanın motor gücü olduğunu hem de istihdamı geliştiren bir sektör olduğunu görüyoruz. Yaklaşık 7,6 trilyon dolarlık büyük bir pasta ve 292 milyonluk istihdamı ile devasa büyüklükte bir sektörden bahsediyoruz. Sektörün ekonomik gelişime katkısı yaklaşık yüzde 4 civarında dünya ekonomisi ölçeğinde. Önümüzdeki 10 yıllarda dünyadaki diğer sektörlerle kıyaslandığında turizm sektörünün ekonomik gelişmeye olan katkısının artarak devam edeceğini görüyoruz. Bu büyük pastadan ekonomik büyüklükten yeterince pay almamız gerekiyor. Bunun için de her şeye sahip olduğumuz ifade etmek isterim" dedi.
Türkiye’nin önemli bir ülke olduğuna değinen Bakan Kurtulmuş, "O nedenle Türkiye turizm pastasından çok daha fazla pay alabilmesi mümkün olan ülkedir. Türkiye coğrafi konumu itibariyle de dünyanın bir çok ülkesine de yakınlığıyla altı çizilmesi gereken önemli hususlardan birisidir" ifadelerine yer verdi.

"Türkiye zor bir sürecin içinde kaldı"
Zor bir süreç yaşandığını aktaran Bakan Kurtulmuş, "Orta Doğu coğrafyasında domino taşı etkisi oluşturan bir takım gelişmelerle bütün bölge ülkelerini içine çeken, dünyanın birçok bölgesini içine çeken, terör sarmalıyla Türkiye de karşılaştı. Sadece terör sarmalı değil ülkelerin haritalarının değiştiği dönemi gördük. Hatta daha geriye doğru gidersek 1990’ların başında Irak’ın işgaliyle başlayan süreç Türkiye’nin de içinde bulunduğu o coğrafyayı bambaşka bir sürecin içine soktu. Terör örgütleri bütün coğrafyayı etkisi altına aldı ve küresel bir tehdit oluşturmaya başladı. Bu terör örgütleri vasıtasıyla dünyanın hemen hemen emniyet içinde olan hiçbir havalimanı, başkenti kalmadı. Bir tarafta DEAŞ’ı bir tarafta PKK’sı, PYD’si bir tarafta paramparça olmuş Suriye’si, bir tarafta iç dengeleri kaybetmiş Irak’ıyla, Türkiye karmaşık bir coğrafyanın içinde kaldı" diye konuştu.

"2016’da yaşananlar turizmi olumsuz etkiledi"
Türkiye’nin son derece ağır siyasi ve ekonomik türbülansın içinden geçtiğine dikkati çeken Bakan Kurtulmuş, "Türkiye olarak bütün uluslararası terör örgütlerinin neredeyse tamamının eş zamanlı tehdidi altında kaldık. PKK’sı, DEAŞ’ı ve bütün bunlar yetmiyormuş gibi 15 Temmuz darbesiyle birlikte bu milletin karşısına çıkan ve milletin geleceğini yok etmeye çalışan FETÖ terör örgütü ile karşı karşıya kaldık. Maalesef bu gelişmelerin her birisi Türkiye’nin üzerinde önemli etkiler bırakmış ve Türk turizmini de ciddi şekilde etkilemiştir. Rusya ile yaşadığımız kriz Türkiye’deki darbe teşebbüsü sonrası ortaya çıkan FETÖ ile mücadelenin ağır faturası Türk turizmine 2016 da karşılaştığımız sonuçları da ödetmiş oldu" dedi.

"Geçen yılın ilk 10 ayına göre yüzde 28’lik gelişme yaşadık"
2017 yılının 10 ayı hakkında bilgi veren Bakan Kurtulmuş, "Yeni bir döneme girişin sinyallerini veriyoruz. Tam rakam itibariyle 10 ayda 29.1 milyon turist ülkeye geldi. Geçen yılın ilk 10 ayı ile kıyaslandığında yüzde 28‘lik bir gelişmeyle karşı karşıya kaldık. Bu bizim için önemli bir başarıdır. Turizm gelirlerinde 20.2 milyar dolarlık seviyeye ulaştık ilk 9 ay itibariyle. TÜİK raporu henüz açıklanmadığı için ilk 10 ayı veremiyoruz. Tahminimiz 31, 4 milyon turist sayısına ulaşacağız ve 26 milyar dolarlık turizm gelirine ulaşmış olacağız. Türkiye’de turizmin eski başarısını turist sayısı ile ölçmeyeceğimizi biliyoruz. Turist başına turizm gelirinin de önemli olduğun ifade etmek isterim. 664 dolar olan kişi başına turizm harcamasının bin dolar seviyesine çıkartmak hedefimizdir. 2023 yılını hedef olarak karşımıza koyuyoruz" açıklamasında bulundu.

"Siyasetin dili başka turizmin dili başka"
"Bir geri dönüşüm başladığı anlaşılıyor" diyen Bakan Kurtulmuş, "İlk 10 ay içerisinde Rusya birinci sırada 4 milyon 565 bin turist sayısı ile yüzde 15,7’lik payı ile birinci pazar. Almanya 3 milyon 336 bin ile yüzde 11,5 payı ile ikinci sırada. İran 2 milyon 118 bin 7,3'lük payı ile üçüncü sırada yer alıyor. Ardından Gürcistan ve İngiltere’nin sıralamada yer aldığını ifade etmek isterim. Avrupa’daki geçtiğimiz seçimler sırasında Türkiye’ye karşı kullanılan siyaset dilini göz önünde bulundursak 3 milyon 336 bin Alman turistin Türkiye’ye gelmemesi gerekirdi. O kadar yüksek perdeden, ‘Türkiye’ye gitmeyin güvenli bir ülke değildir’ sözü söylendiğinde Alman turistlerin bundan etkilenmesi gerekirdi. 'Siyasetin dili başkadır, turizmin dili başkadır' gerçeği ortaya çıktı. Ne yaparlarsa yapsın ne söylerse söylesinler Türkiye’yi tanıyan misafirperverliğini bilen kültürel zenginliğini tarihi derinliğini bilen, Antalya ve diğer yörelerin doğal güzelliklerinin farkına varan Alman turistleri Türkiye’ye gelmeye devam ettiler" şeklinde konuştu.

"Yıl sonu itibariyle 12 milyon turistin Antalya’ya gelmesini bekliyoruz"
Antalya’nın turizm rakamları hakkında da bilgiler veren Bakan Numan Kurtulmuş, "10 ayda 9 milyon 255 bin turist ziyaret etmiş. Yıl sonu itibariyle de 12 milyon turisti de Antalya’ya gelmesini bekliyoruz. Türkiye turizminde Antalya’nın payı yüzde 31,9 dur. Türkiye’ye gelen turistlerin 3’de 1’inden fazlası Antalya’ya gelmiş bulunuyor. 2018 ile daha büyük bir güç ve umutla yaklaştığımızı ifade etmek isterim" ifadelerine yer verdi.
Turizmin stratejik bir sektör olarak algılaması gerektiğini dile getiren Bakan Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü: 
"Turizmde iki önemli ayağımızı kuvvetlendirmek zorundayız. Ayrıca Türkiye’de ürün çeşitlendirilmesi gerekir. Sadece bildik deniz, kum, güneş değil onun ötesinde sadece Antalya ilinde çok fazla turizm çeşitlendirilmesi yapmak mümkün. Dağ, kış, spor, yaşlı bakım sağlık kongre ve gastronomiyi Türkiye’nin turizmdeki ürünlerini çeşitlendirmek için kullandırmak zorundayız. Memleketin her köşesinde farklı imkanlarımız fırsatlarımız var. Sadece Türkiye olarak da değil Karadeniz’de kış spor turizminin güçlendirilmesi, Karadeniz’in yaylalarında yaylacılık ve doğa turizmi, Türkiye’nin komşu ülkeleriyle ortak paketler oluşturulması ürün çeşitliliği açısından ciddi fırsatlar sunuyor."

"Çin, Hindistan, Endonezya, Malezya hedefimiz olmalı"
Türkiye’nin geleneksel pazarları dışında pazar çeşitliliği yapması gerektiğinin altını çizen Bakan Kurtulmuş, "Çin, Hindistan, Endonezya, Malezya Güney Kore turizminde yeni kapılar olarak hedefimiz olmalı. Bu kapıları tıklatmalı bu pazarları Türkiye’ye açmak zorundayız. Bu ülkeler dünya nüfusunun yarısından fazlası. Son derece zengin ve aktif orta sınıfa sahipler bu ülkeler. Her türlü harcama yapmaya müsait önemli bir sınıftan bahsediyoruz. Uzak Doğu Asya pazarlarını Türkiye turizmine açmak durumundayız" dedi.
Bakan Kurtulmuş, 2108 yılının Troya yılı olacağını belirterek, Türkiye’nin tanıtılmasında önemli bir marka değeri oluşturacağını kaydetti.

"2018’de Çin’de Türkiye yılı"
2018 yılının Çin’de Türkiye yılı olacağını dile getiren Bakan Kurtulmuş, "Çin pazarını bir şekilde zorlamak için bütün gücümüzle 2018 yılı Türkiye yılı etkinliğinde var olacağız. Çin’in önemli şehirlerinde var olacağız. Bakanlık olarak hem de özel sektörün değerli temsilcilerinin Çin’deki etkinliklerde var olmanızı istirham ediyorum" ifadelerine yer verdi.

"Teknloji iyi kullanılmalı"
Türkiye’nin önemli tarihi eserlerinin sadece belirli bölümlerinin gün yüzüne çıkarabildiğini ifade eden Bakan Kurtulmuş, "Turizm sektörü Türkiye’nin geleceğidir. Turizmin geleceğinin iyi planlanması lazım. Teknolojinin iyi kullanılması ve çeşitliliğinin çok iyi yapılması gerekir. İnsan oğlunun çoğunun modern dünyada post modern dünyadan kaçtığı bir dönemde yaşıyoruz. Çok zengin insanların büyükşehirlerin gökdelenleri arasında yaşarken senede belli dönemlerinde bundan kaçarak daha basit yaşayacak bir takım turistik imkanlarla karşı karşıya kalmak istediğini de un unutmayalım. İnsanoğlunun başka ülkede bulunamayacağı şeylerin Anadolu topraklarında olduğunu unutmayalım sadeliği basitliği insanların misafirperverliğini Torosların dağlarından köylerinden hangi yabancı turist geçerse geçsin yayık ayranı gözleme ikram ederler" diye konuştu.
Bakan Kurtulmuş, Türkiye’nin 2023 yılına gelindiğinde sadece turist sayısı ile değil turizmden elde ettiği gelir ile de dünyanın sayılı ülkelerinden biri olacağını belirtti.

"Destekler 2018'de de devam etmeli"
AKTOB Başkanı Erkan Yağcı, 2017 yılında kritik eşiklerinden birini atlattığını söyledi. Yağcı, Türkiye'nin ise 2016 krizinin ardından yüzde 28 bir gelişme yaşadığını kaydetti.
2016’dan bu yana yaşanan kriz sürecinin iyi analiz edilmesi gerektiğini altını çizen Yağcı, bu anlamda sektöre verilen teşvik ve desteklerin sektörün geleceği adına yeni yılda da devam etmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye turizminin yüksek büyüme potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Yağcı, "2016 yılında kalifiye insan anlamındaki erime iyi değerlendirilmelidir. Hizmet fiyatlarında önemli fedakarlıklarda bulunduk. Ancak neye mal oldu hep birlikte göreceğiz. Türkiye’de turizm ulusal niteliği en yüksek olan sektördür. 4 bin 777 adet tesiste 2 bin 200 yatak kapasitesi bulunmaktadır" dedi.

"Avrupa'dan güzel gelişmeler olacak"
Büyükşehir Belediye Başkanı Türel, turizm sektöründe 2016 yılındaki olaylar rağmen karamsarlığa düşmediklerini yola umutla baktıklarını belirtti.
2016 yılını yayan ülkede Türkiye’nin kısa sürede toparlanmasında hükümetin ve yerel yönetimlerin, bankaların, sektörün ve halkın büyük katkısı olduğunu dile getiren Türel, "Bugün Rusya pazarını geri kazandık Avrupa pazarında da önümüzdeki sezon güzel gelişmeler olacağını hissediyoruz. 2018 yılı için Almanya ve Benelüx ülkelerinden gelecek turist açısından izlenimleri çok güzeldi. Antalya turizmini deniz turizminden ibaret bırakmayacağız. Kültür spor sağlık eğlence ekolojik turizm halen bizim üzerinde çalışmamız gereken hususlar. Biz belediye olarak Antalya’yı geliştirmeye yenilemeye, kentin tarihi mahallerini turizme kazandırma çalışması içindeyiz. Turizm sektörünün ürün çeşitlendirmesine yönelinmesi ve yeni destinasyonlar konusunda projeler üretilmelidir" ifadelerine yer verdi.

"Gelecek iki yıl çok daha güzel olacak"
Antalya Valisi Münir Karaloğlu, turizmde yaşanan sıkıntıların ardından bu yıl büyük bir yükselişe geçtiklerini ve geçen yıl ile bu yıl arasında yüzde 60’lık bir artışa imza attıklarını söyledi.
Bunu başaran turizm sektörünü ayakta alkışladıklarını kaydeden Karaloğlu, önlerindeki iki yılın bugüne kadar yaşadıkları en iyi iki sezon olacağına inandığını vurguladı.
Vali Münir Karaloğlu, sektör temsilcileri olarak sıkıntılı süreçten çıkma adına derslerine iyi çalıştıklarını kaydederek, geçen yılla bu yıl arasında yüzde 65’lik bir sıçrama katettiklerini vurguladı.
2018 ve 2019 bugüne kadar yaşanan en iyi sezonlardan biri olacağını ifade eden Vali Karaloğlu, "Bunu yine hep birlikte başaracağız. Bu kongre Antalya için önemlidir. Bizim bu dijital çağda sektörle ilgili yeni bakışlar trendlerine olmalıdır. Gelecekte turizm nasıl şekillenmeli ve dijitalle büyüyen neslin turizminden beklentisi ne olacaktır. Bugünkü alışkanlıkla gelecekte turizm yapamayız. Mutlaka yeni trendler bulmalıyız. Geleceğin turizmine bugünden hazırlanmalıyız. 2027-2037 yılındaki trendlerden bahsediyorum. Sektörü yeniden revize etmeliyiz" diye konuştu.
Konuşmaların ardından Erkan Yağcı, Bakan Kurtulmuş, Vali Karaloğlu’na, Büyükşehir Belediye Başkanı Türel’e plaket takdim etti.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

Kaynak: İHA



Haber Yorumları

Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Frekans Değişti